İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2012/7671 K.2012/11610

Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin yurt dışında çalışma başlangıcı olan 14/01/1991 olduğunun tespitiyle 01/10/2007 tarihinden itibaren emekli maaşı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde,…

Esas2012/7671Karar2012/11610Tarih18 Haziran 2012Okuma4 dk · 773 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2012/7671 E., 2012/11610 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Haziran 2012
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

773 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin yurt dışında çalışma başlangıcı olan 14/01/1991 olduğunun tespitiyle 01/10/2007 tarihinden itibaren emekli maaşı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

KARAR

Dava; davacının sigortalı olarak çalışmaya başlama tarihinin 14.01.1991 tarihi olarak tespiti ve 01.10.2007 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece istemin kabulüne ilişkin verilen 26.05.2008 tarihli karar Dairemizin 12.10.2009 tarihli kararı ile davacının 4447 sayılı Yasa'nın 17. maddesi ile 506 sayılı Yasa'ya eklenen geçici 81 maddesinin yürürlüğe girdiği 08.09.1999 tarihinde Türkiye’de sosyal sigortalar kapsamında sigortalı olarak çalışması bulunmadığı gibi bu tarihte, 3201 sayılı Yasa kapsamında yapılmış bir borçlanması da bulunmadığı,

bu durumda davacının yaşlılık aylığı bağlanma koşullarının 3201 sayılı Yasa kapsamında Kuruma borçlanmanın yapıldığı 03.08.2007 tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasanın 60/A-b maddesine göre değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece 26.05.2010 tarihli celsede bozma kararına uyulmasına karar verilmiş, ancak sonraki celse davacı vekilinin müvekkilinden aldığı talimat gereğince davayı takip etmemediklerini beyan etmesi,

davalı vekilinin de davayı takip etmeyeceklerini bildirmesi nedeniyle dosya HUMK'nın 409. maddesi gereğince işlemden kaldırılmış, davacı vekilinin süresi içinde davayı yenilemesiyle dosyanın tekrar esasa alınmış ve ilk celse mahkemece bozma kararında direnilmesine karar verilmiştir.

Direnme kararı üzerine Hukuk Genel Kurulu'nun 21.09.2011 tarih, 2011/21-445 E, 2011/532 K sayılı kararı ile mahkemece, bozmaya uyulmakla gerçekleşen usuli kazanılmış hak nazara alınarak hükmüne uyulan bozma gereklerinin yerine getirilmesi gerekirken, uyma kararından dönülüp direnme kararının verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu ve bozmayı gerektirdiği bildirilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu'nun anılan kararı üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucu 21.02.2012 taihli karar ile davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 14.01.1991 olduğunun tespitine ve yaşlılık aylığı ile ilgili talebinin reddine karar verilmiştir.

Davacının 3201 sayılı Yasa kapsamında Almanya'da geçen 14.01.1991 – 31.12.1998 tarihleri arasındaki 2867 gün, 03.05.2000 – 31.07.2001 tarihleri arasındaki 448 gün olmak üzere toplam 3315 günlük süreyi borçlanmak için davalı Kurum'a başvurduğu ve borçlanma bedeli olarak 11.602 TL ödediği, ayrıca yurtdışında ev hanımı olarak geçirdiği 15.08.1975 – 20.02.1981 tarihleri arasındaki 5 yıl 6 ay 5 günlük süre için de 9.800,85 TL'yi 08.03.2008 tarihinde borçlandığı ve 15 yıl 2 ay 17 gün sigortalı ve 5300 gün prim ödemesi bulunduğu konusunda ihtilaf yoktur.

Uyuşmazlık, davacının yaşlılık aylığı şartlarının yurt dışı borçlanmasını yaptığı tarih olan 23.01.2007 tarihinde yürürlükte olan 506 sayılı Yasa’nın 60/A-b maddesi uyarınca mı, yoksa 23.05.2002 tarih ve 4759 sayılı Yasa'nın 3 maddesi ile değişik 506 sayılı Yasa’ya geçici 81/C madde hükümlerine göre mi belirleneceği noktasında toplanmaktadır.

506 sayılı Yasa'nın geçici 81/C-a maddesi, 23.05.2002 tarihinde 15 yıllık sigortalılık süresini kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurmuş ve 3600 gün malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunanlara istekleri halinde yaşlılık aylığı bağlanabileceğini kabul etmiştir. Yurt dışı hizmet borçlanmasının yapıldığı 23.01.2007 tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasa’nın 60/A-b maddesi ise sigortalının yaşlılık aylığından yararlanabilmesi için kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş olması, 25 yıldan beri sigortalı bulunması ve en az 4500 gün prim ödemesi gerektiğini kabul etmiştir.

Her ne kadar bozma kararına uyma usulü kazanılmış hak doğurur ise de, usulü kazanılmış hakkı ortadan kaldıran yeni bir içtihadi birleştirme kararının çıkması, geçmişe etkili yeni bir yasanın yürürlüğe girmesi, usulü kazanılmış hak gereğince uygulanması gereken yasa hükmünün Anayasa Mahkemesi tarafından iptali, maddi hataya dayalı bir bozma kararına uyma gibi durumlar usulü kazanılmış hakkın gerçekleşmesine engel olur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2004/21-298 E. 2004/252 K., 2003/11-277 E. 2003/295 K., 2006/15-275 E. 2006/366 K., 2001/2-430 E. 2001/ 432 K., 2006/4- 519 E. 2006/ 527 K. nolu kararları da bu yöndedir.

Somut olayda, 04.10.1955 doğumlu davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 14.01.1991 olduğu, 06.09.2007 tahsis talep tarihi itibariyle 3201 sayılı Yasa kapsamında Almanya'da geçen 14.01.1991 – 31.12.1998 tarihleri arasındaki 2867 gün, 03.05.2000 – 31.07.2001 tarihleri arasındaki 448 gün olmak üzere toplam 3315 günlük süreyi ve ayrıca yurtdışında ev hanımı olarak geçirdiği 15.08.1975 – 20.02.1981 tarihleri arasındaki 5 yıl 6 ay 5 günlük süreyi borçlanarak 15 yıl 2 ay 17 gün sigortalılık ve 5300 gün prim ödemesi bulunduğu,

davacının yaşlılık aylığı şartlarının 23.05.2002 tarih ve 4759 sayılı Yasa'nın 3. maddesi ile değişik 506 sayılı Yasa’nın geçici 81/C madde hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği, Dairemiz bozma kararının maddi hataya dayalı olduğu ve kamu düzenini ilgilendiren bu davada davalı yararına usulü kazanılmış hak yaratmayacağı anlaşılmakla mahkemece yukarıdaki hususlar ışığında değerlendirme yapılarak sonuca varmak gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davacı ve davalı Kurum'un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2012/7671, K. 2012/11610, 18 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/7671
Karar No
2012/11610
Tarih
18 Haziran 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/7671 K.2012/39433
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2012/7671 K.2012/13490
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/7672 K.2012/12942
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/7672 K.2012/10294
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2012/7672 K.2012/14104
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2012/7672 K.2012/13508

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.