İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2013/10083 K.2014/2429

Davacı, 2011/62 Esas sayılı icra takip dosyasına davalının yaptığı itirazın iptaline, icra takibinin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.…

Esas2013/10083Karar2014/2429Tarih17 Şubat 2014Okuma4 dk · 754 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2013/10083 E., 2014/2429 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Şubat 2014
Mahkemesi
Isparta İş Mahkemesi
Tarihi
05/12/2012
Numarası
2011/149-2012/375
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

754 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı, 2011/62 Esas sayılı icra takip dosyasına davalının yaptığı itirazın iptaline, icra takibinin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

Dava, davalının aldığı ölüm aylığını, 5510 sayılı Kanunun 56/2 fıkrası uyarınca iptal eden davacı SGK tarafından, yersiz ödemelerin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine Kurumca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibinin devamına ve davalı aleyhine takip konusu alacağın %40'ı oranında icra-inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Davanın, yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 56'ncı maddesinin ikinci fıkrasıdır. Fıkrada “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96'ncı madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan madde 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 5510 sayılı Yasanın 56 maddesinin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne yapılan 2009/86 Esas numaralı başvurunun, 28.04.2011 tarihinde verilen karar ile reddedilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalının, 21/12/2001 kesinleşme tarihli ilam ile eski eşinden anlaşmalı olarak boşandığı, eski eşinin boşanmanın ardından 11/04/2002 tarihinde yabancı uyruklu bir kadın ile evlenerek, yurtdışında (Münih/Almanya)yaşamaya başladığı; davalının ise boşanma sonrası yaptığı başvuru sonucunda davacı kurum tarafından babasından dolayı ölüm aylığına bağlandığı anlaşılmış, davacı Kurum tarafından isimsiz ihbar dilekçesi üzerine başlatılan tahkikat sonucu düzenlenen 29/07/2010 tarihli kontrol memuru raporunda; davalının kimlik paylaşım sistemindeki adresi, Ç.

Beldesi A.. K. 1. Cd. No:66 Şarkikaraağaç/Isparta olarak tespit edilmiş. Mahallinde yapılan çevre soruşturmasında ise; mahalle muhtarı A. A. K.ile Belediye zabıta memuru S.

Y. beyanlarında; davalı ve eşinin, belirtilen adreste birlikte yaşadıklarını, davalının eşinin daha öncesinde mahallede Kıraathane çalıştırdığını, Almanya'daki eniştesi sayesinde 3-4 yıldır geçici olarak yurtdışına gittiğini, beldeye yazları bir aylığına geldiğini, beldede ayrı bir ikamet adresinin bulunmadığını, davalı ile birlikte kaldıklarını, ayrıldıklarını görmediklerini belirtmişler, mahkeme huzurunda beyanda bulunan tanık S.

Y., davalı ve eşinin boşandıklarını sonradan öğrendiğini, ne şekilde boşandıklarını bilmediğini, aralarında problem görmediğini beyan etmiş; tanık A. A. K. ise; eski eşin-Almanya'ya gidebilmek için davalıdan boşandığını, mahallede de bu şekilde konuşulduğunu, eski eşin boşanmaya rağmen yurtdışından geldiğinde davalının yanında kaldığını ifade etmiştir.Yine kontrol memuru tarafından dinlenen aza A.

D. de, davalının yaşadığı evin, eşine ait olduğunu, eşinin izne geldiğinde bu evde birlikte kaldıklarını, bu evin davalının eşinin babasına ait arazide yapıldığını bildirmiş, mahkeme huzurundaki yeminli beyanında ise davalı ve eşinin boşandıklarını bilmediğini, eski eşin yurtdışından geldiğinde davalının ikametinde kaldığını, birkaç kez davalı ve eski eşini yanyana gördüğünü belirtmiştir.

Kontrol Memuru tarafından dinlenen ve önceden eski eşin işlettiği kıraathanenin sahibi tanık Ş. D. da, davalının eşinin amcası olduğunu, yanyana evlerde oturduklarını, amcasının izinden geldiğinde davalı ile aynı adreste kaldığını beyan etmiş, çevre soruşturmasında görüşülen kişilerin de davalı ve eski eşinin birlikte yaşadıklarını teyit ettikleri bildirilmiştir.

Mahmekece dinlenen davacı tanıkları ise eski eşin köye geldiğinde nerede kaldığını bilmedikleri veya eski eşin ağabeyi ile annesinin evinde kaldığı yönünde beyanda bulundukları görülmüş; eski eşin Uyap üzerinden alınan nüfus kaydında yerleşim yerinin Münih/Almanya olduğu anlaşılmıştır.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 59/2. maddesinde “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.” hükmü yer almaktadır.

Somut olayda, denetim sırasında dinlenen, davalı ve eski eşi ile aralarında husumet iddiası da bulunmayan tarafsız tanıklar mahalle muhtarı A. A. K., Belediye zabıta memuru S. Y., aza A. D. ile eski eşin yeğeni Ş.

D., davalı ve eski eşinin boşandıklarını sonradan öğrendiklerine, davalının halihazırda eski eşinin babasına ait arazi üzerinde yapılmış evde yaşadığına, aralarında eylemli olarak birlikte yaşam bulunduğuna dair mahkeme huzurunda da tekrar ettikleri beyanları ile eski eşin boşanma sonrası yabancı uyruklu bir kadın ile evlilik yaptığının mahallinde bilinmemesi, başka biri ile evli olduğu halde, yıllık izne geldiğinde davalının ikametinde kalması hususları birlikte göz önüne alındığında;

davalı ve eski eşinin, boşanma sonrasında da birlikte yaşamaya devam ettikleri sabit olup, 5510 sayılı yasanın 59/2. maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin de aksi ispat edilemediğinden, davanın kabulü gerekirken mahkemece davanın reddine karar verilmesi; usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17/02/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2013/10083, K. 2014/2429, 17 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/10083
Karar No
2014/2429
Tarih
17 Şubat 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2013/10084 K.2014/2148
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/10084 K.2014/1459
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2013/10086 K.2014/2237
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/10087 K.2014/5371
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2013/10087 K.2014/1253
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2013/10088 K.2014/1977

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.