KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2013/12384 E., 2013/14935 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, yurtdışında çalışmaya başladığı 23/03/1990 tarihinin Türkiye içinde sigortalılık başlangıç tarihi olduğunun tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, 22.03.1990 tarihinin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulü istemine ilişkindir.
Davacı vekili 13.05.2013 tarihli dilekçesi ile davacının yurt dışında geçen çalışması nedeniyle ülkemizdeki sigortalılık başlangıç tarihinin 01.10.1991 olarak tespitini istemiş ve böylece istemin bir kısmından feragat etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü 01.10.1991 tarihinin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacının İsviçre'de fiili çalışmasının 18 yaşını ikmal etmesinden sonra 10.12.1991 tarihinde başladığı anlaşılmakla 10.12.1991 tarihinin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulüne karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Kabule göre, davacı vekilinin istemin bir kısmından feragat etmesi ve davanın kısmen kabul edilmesi nedeniyle davanın kısmen kabulü ile davalı Kurum yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderinin haklılık oranında taraflar arasında paylaştırılması gerekirken davalı Kurum yararına avukatlık ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderinin tamamından davalı Kurumun sorumlu tutulması da doğru değildir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2013/12384, K. 2013/14935, 18 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama