KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2013/14340 E., 2013/22002 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazası sonucu sigortalının sürekli iş göremezliği nedeniyle maddi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece; 86.513,46 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 22.11.2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kural olarak iş kazasına maruz kalan sigortalının maddi tazminat miktarı, bilinen gerçek ücretlerine göre yapılan hesaplamayla tespit olunur. Eğer sigortalı kazazede iş kazası sonrasında kaza geçirdiği işyerinde çalışmasına devam etmemişse bu kez hesaplama kaza tarihinde bilinen son ücretinin asgari ücrete oranlanması suretiyle tespit olunacak ve oranlama yöntemi ile tespit olunan bu ihtimali ücreti dikkate alınarak maddi zararı hesaplanacaktır.
Gerçekte bu tür tazminat davalarında zarar hesabında ücret noktasında varsayımlara göre sonuca gidilmesi bir zorunluluktan kaynaklanmakta olup, bilinen bir ücret dönemi var ise artık varsayıma göre hesap yapılması doğru değildir.
Somut olayda, davacı sigortalının iş kazası sonrasında davalı işverenliğe ait işyerinde çalışmaya devam ettiğinin anlaşılmasına göre, artık davacının ücretinin asgari ücrete oranlanması suretiyle varsayıma göre hesaplamanın yapıldığı 11.03.2013 havale tarihli hesap raporunun dikkate alınarak sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.
Yapılacak iş; usuli kazanılmış haklara riayet edilerek, davacının iş kazası sonrasında davalı işverenliğe ait işyerinde çalışmaya devam etmesi nedeniyle gerçek ücreti belirlenerek, bilinen dönemlerdeki zararlarının gerçek ücreti esas alınarak, bilinmeyen dönemlerdeki zararları bakımından ise bilinen son ücretinin asgari ücrete oranlanması suretiyle hesaplandığı yeni bir hesap raporu almak tüm delilleri bir arada değerlendirerek neticesine göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2013/14340, K. 2013/22002, 26 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama