İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2013/14459 K.2014/7086

Davacı, Kurum işleminin iptaliyle, kesilen aylığının yeniden bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından…

Esas2013/14459Karar2014/7086Tarih7 Nisan 2014Okuma4 dk · 737 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2013/14459 E., 2014/7086 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Nisan 2014
Mahkemesi
Babaeski Asliye Hukuk İş Mahkemesi
Tarihi
25/06/2013
Numarası
2011/349-2013/353
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

737 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı, Kurum işleminin iptaliyle, kesilen aylığının yeniden bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

KARAR

Dava, davacının aldığı ölüm aylığını, 5510 sayılı Kanunun 56/2 fıkrası uyarınca iptal eden kurum işleminin iptali ile aylığın kesildiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte yeniden bağlanması istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kabulü ile fiilen ayrı yaşamaya başladıkları tarihi takip eden aybaşından itibaren (01/12/2010) yeniden aylığını bağlanmasına karar verilmiştir.

Davanın, yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 56'ncı maddesinin ikinci fıkrasıdır. Fıkrada “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96'ncı madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan madde 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 5510 sayılı Yasanın 56 maddesinin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne yapılan 2009/86 Esas numaralı başvurunun, 28.04.2011 tarihinde verilen karar ile reddedilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının, 17/08/2005 kesinleşme tarihli ilam ile eski eşinden TMK.nun 166/3. fıkrası uyarınca anlaşmalı olarak boşandığı, 08/11/2005 yaptığı başvuru sonucunda davacıya ölen babasından dolayı ölüm aylığı bağlandığı anlaşılmış, davalı Kurum tarafından re'sen başlatılan tahkikat sonucu düzenlenen 13/12/2010 tarihli kontrol memuru raporuna göre; davacının kuruma bildirdiği ve boşanma ilamında eski eşi ile boşanmadan önce yaşadıkları yerleşim yeri olarak beyan ettikleri Fevzi Çakmak Mah./Babaeski adresi itibari ile Mahalle Muhtarı C..

K.. ile yapılan 03/11/2010 tarihli görüşmede, davacının eski eşine ait evde yaşadığını, eski eşin işinin bulunmadığını, 40 yıldır davacı ve eski eşini tanıdığını, ikisinin de belirtilen adreste yaşadıklarını beyan ettiği görülmüş, yerleşim yerinin küçük olması ve mahalle muhtarının tereddütsüz beyanları dikkate alınarak ayrıca çevre araştırması yapılmadığı belirtilmiştir.

Abonelik araştırmasında davacının Babaeski'de aboneliğinin bulanmadığı, eski eşin ise kayıtlı olduğu adreste elektrik ve su aboneliğinin bulunduğu saptanmış; adres hareketleri incelendiğinde; eski eşin TÜİK sayımlarının yapıldığı 05/03/2007 tarihinden bu yana F.Çakmak Mah. Mustafa Türendi Cad. No:.

B.adresinde; davacının ise 07/02/2011 tarihinden bu yana Büyükçekmece/İstanbul'da yerleşim yeri kaydının bulunduğu, güncel seçmen kayıtlarına göre davacının Büyükçekmece/İstanbul; eski eşinin ise Babaeski adresinde kayıtlı olduğu görülmüştür.

Mahkeme huzurundan dinlenen davacı tanıkları, davacının, boşanma sonrasında kızı ile Büyükçekmece/İstanbul adresinde yaşadığını; eski eşinin ise Babaeski'de tek başına yaşadığını; davacının, Edirne Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne tedavi için gittiğinde ise, Babaeski'ye uğradığını, burada eski eşi ile aynı evde, ancak farklı dairelerde oturan kızının yanında kaldığını beyan etmişler. Mahalle Muhtarı C..

K.. ise; davacı ve eski eşini iyi tanıdığını, davacı ve eski eşinin 2010 yılı son aylarına kadar birlikte Fevzi Çakmak Mahallesindeki evlerinde oturduklarını, daha sonra davacının bu adresten taşınarak, Büyükçekmece'de yaşayan çocuklarının yanına gittiğini, eski eşin de evin alt katını kiraya verdiğini, kendisinin üst katta yaşadığını, kontrol memuru araştırma yaptığı sırada, davacı ve eski eşinin birlikte yaşadıklarını beyan ettiği görülmüştür.

Mahkemesince verilen gerekçeli kararda, davacı ve boşandığı eşinin kontrol memurunca araştırma yapıldığı tarihte fiilen birlikte yaşasalar da, sonrasında ayrıldıklarından bahisle, araştırmanın yapıldığı 03/11/2010 tarihi esas alınarak bu tarihten sonraki ilk ay başından itibaren davacıya yeniden aylık bağlanmasına karar verildiği belirtilmiştir.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 59/2. maddesinde “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.” hükmü yer almaktadır.

Somut olayda, kontrol memuru raporunda beyanına başvurulan ve davacı-eski eş ile arasında husumet iddiası da bulunmayan tanık mahalle muhtarı Cemil'in, davacı ve boşandığı eşinin kırk yılı aşkın süredir belirtilen adreste birlikte yaşadıklarını beyan etmesi ve mahkeme huzurunda da bu beyanını tekrarlaması, yine kontrol memuru tarafından yapılan araştırmadan sonra davacının belirtilen adresten taşınmış olması,

davacı tanıklarının, davacının, tedavi için Edirne'ye gittiğinde, Babaeski'ye uğradığına ve eski eşi ile aynı evde, ancak farklı dairelerde oturan kızının yanında kaldığına ilişkin beyanlarının hayatın olağan akışına uygun bulunmaması hususları da birlikte göz önüne alındığında; davacı ve eski eşinin, boşanma sonrasında da birlikte yaşamaya devam ettikleri sabit olup, 5510 sayılı yasanın 59/2. maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin de aksi ispat edilemediğinden, davanın reddi gerekirken mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi;

usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır .

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,07/04/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2013/14459, K. 2014/7086, 7 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/14459
Karar No
2014/7086
Tarih
7 Nisan 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/14460 K.2014/14136
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2013/14460 K.2014/4987
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/14461 K.2014/7107
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/14462 K.2014/7927
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2013/14462 K.2014/4990
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2013/14463 K.2014/5091

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.