İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2013/17270 K.2014/9228

Davacı, yetim aylıklarının yersiz ödendiğine ilişkin Kurum işleminin iptaliyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz…

Esas2013/17270Karar2014/9228Tarih28 Nisan 2014Okuma4 dk · 764 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2013/17270 E., 2014/9228 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Nisan 2014
Mahkemesi
Denizli 1. İş Mahkemesi
Tarihi
17/07/2013
Numarası
2012/168-2013/508
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

764 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı, yetim aylıklarının yersiz ödendiğine ilişkin Kurum işleminin iptaliyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

KARAR

Dava, boşandığı eşi ile yeniden evlenen davacının 01/10/2008 tarihinden beri aldığı ölüm aylıklarının, 5510 sayılı Kanunun 56/2 fıkrası uyarınca yersiz ödeme olarak kabul edilmesi ile davacıdan tahsiline ilişkin kurum işleminin iptali ve davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Davanın, yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 56'ncı maddesinin ikinci fıkrasıdır. Fıkrada “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96'ncı madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan madde 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 5510 sayılı Yasanın 56 maddesinin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne yapılan 2009/86 Esas numaralı başvurunun, 28.04.2011 tarihinde verilen karar ile reddedilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının, 06/04/2001 kesinleşme tarihli ilam ile eski eşinden boşandığı, 31/05/2011 tarihinde ise boşandığı eşi ile yeniden evlendiği, 08/04/2003 tarihinde yaptığı başvuru sonucunda davalı kurum tarafından davacıya 2003 yılında ölen babasından dolayı ölüm aylığı bağlandığı anlaşılmış, davalı Kurum tarafından A. Mahallesi muhtarı A.

K. adı ile verilen ihbar dilekçesi üzerine başlatılan tahkikat sonucu düzenlenen 30/11/2011 tarihli kontrol memuru raporunda, davacı ve boşandığı eşinin kayıtlı yerleşim yerleri araştırılarak, halihazırda ikisinin de A. Mah. .. Sk. No:..

D. adresinde kayıtlı olduğu tespit edilmiş, mahalle muhtarı Ayten Kunduracı ile yapılan görüşmede, söz konusu ihbar dilekçesini kendisinin vermediğini, dilekçe altındaki imzanın kendisine ait olmadığını, kayıtlara göre eski eş ve oğlu Harun'un belirtilen adreste kayıtlı göründüğünü, davacının ise mahallede kaydının olmadığını, bu kişileri tanımadığını beyan ettiği; davacının bir dönem kayıtlı olduğu 15 Mayıs Mah. muhtarı S.

O.'nun da benzer şekilde davacının belirtilen adreste kayıtlı olduğunu, kendisini tanımadığını bildirdiği görülmüş, davacının kayıtlardaki yerleşim yeri olan .. M. Mah. .. Sk. No:.. D.adresine gidildiğinde, burada muhkim M. K. ile yapılan görüşmede, 2006 yılından beri kendisine ait olan bu dairede oturduğunu, davacının kısa süreliğine kendisi ile aynı evde kaldığını, şuan ise Bursa'da yaşayan oğlunun yanına gittiğini bildirmiş olup; davacının yengesi H..

H.. ise davacının K. Ş.Caddesinde oturduğunu ve boşandığı eşinden hiçbir zaman ayrılmadığını, evin 1. katında kayınvalidesinin, 4. katında ise kendisinin oğlu ve eşi ile oturduğunu beyan etmiştir. Adres kayıtları incelendiğinde davacı ve boşandığı eşinin yeniden evlendikleri tarihe kadar adres kayıtlarında çakışma olmadığı anlaşılmış, mahkemesince yaptırılan 12/04/2013 tarihli kolluk araştırmasında, A.

Mahallesindeki adreste davacı ve boşandığı eşinin aynı çatı altında birlikte yaşadıkları, bir süre eski eşin bu adreste görünmediği, sonraları aynı çatı altında yaşamaya devam ettikleri bildirilmiş olup, seçmen kayıtlarına göre, davacı ve boşandığı eşinin 17/11/2008-06/01/2009 tarihleri arasında D. Mh. No:1/14 adresinde kayıtlı göründükleri anlaşılmıştır. Davacının açıkça husumet iddiasında bulunmadığı yengesi olan H..

H..'ın mahkeme huzurunda tanık sıfatı ile alınan beyanında; davacının eski eşi ile boşandıktan sonra birlikte yaşamaya devam ettiğini, davacı ile aralarında kırgınlık olduğu dönemde davacı ile aynı apartmanda oturan davacının kayınvalidesi ve eltisi ile görüştüğünü, bu nedenle birlikte yaşadıklarını bildiğini ifade etmiş; davacı tanıklarının ise davacı ve esik eşinin boşanma sonrası fiilen birlikte yaşamadıklarını, davacının yeniden evlenene kadar Bursa'daki oğlunun yanında kaldığını beyan ettikleri görülmüştür.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 59/2. maddesinde “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.” hükmü yer almaktadır.

Somut olayda, kontrol memuru raporuna göre davacının kayıtlı gözüktüğü yerleşim yerinde halihazırda oturmadığının tespit edilmesi, davacının açıkça husumet iddiasında bulunmadığı yengesi H.. H..'ın kontrol memuruna verdiği ifade de ve mahkeme huzurunda tanık sıfatı ile alınan beyanında davacı ve boşandığı eşinin boşandıkları dönemde de fiilen birlikte yaşadıklarını bildirmesi, mahkemesince yaptırılan 12/04/2013 tarihli kolluk araştırmasında davacı ve boşandığı eşinin A.

Mah.de fiilen birlikte yaşadıklarına ilişkin tespitlere yer verilmesi, seçim kayıtlarında davacı ve boşandığı eşinin 17/11/2008- 06/01/2009 tarihleri arasında aynı adreste kayıtlı görünmeleri, yeniden evlenmeleri hususları birlikte göz önüne alındığında; davacı ve eski eşinin, boşanma sonrasında da birlikte yaşamaya devam ettikleri sabit olup, 5510 sayılı yasanın 59/2. maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin de aksi ispat edilemediğinden, davanın reddi gerekirken mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi; usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28/04/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2013/17270, K. 2014/9228, 28 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/17270
Karar No
2014/9228
Tarih
28 Nisan 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2013/17278 K.2014/7735
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/17279 K.2014/8262
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2013/17281 K.2014/7529
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/17281 K.2014/8073
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2013/17285 K.2014/6759
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2013/17286 K.2014/10745

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.