KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2013/17750 E., 2014/1438 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2014
Karar Metni
583 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacılar ... vs. Vek.Av.... ile davalılar 1-...Ltd.Şti. Vek.Av..., 2- ...A.Ş.) Vek.Av... 3-...Ltd.Şti. Vek.Av... aralarındaki tazminat davası hakkında... Asliye Hukuk (İş) Mahkemesince verilen 11/12/2012 gün ve 635-463 Sayılı kararın Düzelterek Onanmasına ilişkin Dairemizin 27/05/2013 gün ve 5285-10883 Sayılı ilamına karşı davalılardan ... vekili tarafından süresi içinde maddi hatanın düzeltilmesi yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Dava, iş kazasına uğrayan sigortalının vefatı nedeniyle yakınlarının davacının maddi ve manevi zararların giderilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği, Hükmün Dairemizce 2013/5285 Esas, 2013/10883 Karar ve 27.05.2013 günlü ilamı ile düzelterek onanmasına karar verildiği, bu karar üzerine davalı ... A.Ş.) tarafından Dairemizin düzelterek onama kararının maddi yanılgıya dayalı olduğundan bahisle düzeltilmesi talep edilmiştir.
İş Mahkemeleri Kanununun 8/3. maddesi gereğince İş Mahkemelerinden verilen kararlara ve buna bağlı Yargıtay ilamına karşı karar düzeltme yolu kapalıdır. Ancak; Yargıtay onama ya da bozma kararlarında açıkça maddi hatanın bulunduğu hallerde, dosyanın yeniden incelenmesi mümkündür. Zira maddi yanılgıya dayalı olarak verilmiş onama ya da bozma kararları ile hatalı biçimde hak sahibi olmak, evrensel hukukun temel ilkelerine ters düştüğünden karşı taraf yararına sonuç doğurmamalıdır. Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır.
Maddi yanılgı kavramından amaç; Hukuksal değerlendirme ve denetim dışında, tamamen maddi olgulara yönelik, ilk bakışta yanılgı olduğu açık ve belirgin olup, her nasılsa, inceleme sırasında gözden kaçmış ve bu tür bir yanlışlığın sürdürülmesinin Kamu düzeni ve vicdanı yönünden savunulmasının mümkün bulunmadığı, yargılamanın sonucunu büyük ölçüde etkileyen ve çoğu kez tersine çeviren ve düzeltilmesinin zorunlu olduğu açık yanılgılardır.
Uygulamada zaman zaman görüldüğü gibi, Yargıtay denetimi sırasında, uyuşmazlık konusuna ilişkin maddi olgularda, davanın taraflarında, uyuşmazlık sürecinde, uyuşmazlığa esas başlangıç ve bitim tarihlerinde, zarar hesaplarına ait rakam ve olgularda ve bunlara benzer durumlarda; yanlış algılanma sonucu, açık ve belirgin yanlışlıklar yapılması mümkündür. Bu tür açık hatalarda ısrar edilmesi ve maddi gerçeğin göz ardı yapılması, yargıya duyulan güven ve saygınlığı sarsacağı gibi, Adalete olan inancı ortadan kaldırır ve yok eder.
Bu nedenledir ki; Yargıtay; bu güne değin maddi yanılgının belirlendiği durumlarda soruna müdahale etmiş baştan yapılmış açık maddi yanlışlığın düzeltmesini kabul etmiştir. Kaldı ki kimi açık maddi yanılgıya dayalı ve yanlışlığı son derece belirgin haksız ve adaletsiz sonuçların giderilmesi kamu düzeni açısından zorunludur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2002/10-895E ve 2002/838K, 2003/21-425E ve 2003/441K sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Gerçekten; maddi tazminat isteminin davalı ... ... yönünden 5.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla hüküm altına alındığı, bu miktarın üzerindeki istemin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği, bu duruma göre zamanaşımından red edilen maddi tazminat istemi yönünden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken Dairemize ait düzelterek onama kararında maddi yanılgı sonucu bu hususun gözden kaçırıldığı anlaşılmıştır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2013/17750, K. 2014/1438, 28 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama