KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2013/20162 E., 2013/22401 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı, ... , ... ve ... isimli kişilerin işyerinde çalışmadığının tespitiyle, kesilen para cezasının iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, mahkemenin görevsizliği nedeniyle reddine karar vermiştir. Hükmün. davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, idari para cezasının iptali istemine istemiştir.
Mahkemece, “Dava dilekçesinin mahkememizin görevsizliği nedeni ile reddine, Görevli yargı yolunun idari yargı olduğunun tespitine, ” şeklinde karar verilmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 102 maddesi gereğince, idari para cezalarının iptali davalarına İdari Yargı tarafından bakılır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-b maddesinde yargı yolunun caiz olmaması, dava şartı olarak düzenlenmiştir. Eğer davada, yargı yolu caiz değilse; “Davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddine” karar verilmesi gerekir.
Somut olayda, mahkemece, “Dava dilekçesinin mahkememizin görevsizliği nedeni ile reddine, Görevli yargı yolunun idari yargı olduğunun tespitine, ” şeklinde karar verildiği, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, yargı yolunun caiz olmaması halinde, “Davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddine” karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'un 438/7.maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2013/20162, K. 2013/22401, 2 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama