KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2013/20252 E., 2014/17062 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2014
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
565 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
1-)Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-)Davacı, davalı şirketler nezdinde 24.09.2005-24.01.2009 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak 1.150,00-TL net ücretle çalıştığının tespitini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 79/10. maddesidir.
Bu kapsamda, hizmet tespitine yönelik davalarda; davacının çalışmasının, gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliği dikkate alınarak, ücretinin ve davalı Sosyal Güvenlik Kurumu’na davalı işveren tarafından ödenen ve ödenmesi gereken primlerin miktarının belirlenebilmesi amacıyla, prime esas kazancın tespitinde, gerçek ücretin esas alınması koşuldur.
Davanın niteliği gereği, çalışma olgusunun her türlü delille ispatlanabilmesine karşılık ücretin ispatında bu denli bir serbestlik söz konusu değildir. Çalışma olgusunun her türlü delille kanıtlanması olanağı bulunmakla birlikte. Hukuk Genel Kurulu’nun 2005/21-409 E., 2005/413 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 288.
(6100 sayılı HMK md. 200) maddesindeki yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Bu nedenle işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle ispatı mümkündür.
Ancak 506 Sayılı Kanunun 78. maddesine göre, “… günlük kazançları alt sınırın altında olan sigortalılar ile ücretsiz çalışan sigortalıların günlük kazançları alt sınır üzerinden hesaplanır.”
Somut uyuşmazlıkta; mahkemece, yaptırılan incelemede, davacının son ücretinin 1.150,00-TL olduğu kabul edilerek, dönemin yasal asgari ücreti ile oranlanması sonucunda, tespiti istenen dönemlerin yasal asgari ücretine aynı oranda artırım yapılarak davacının günlük ücretlerinin yazılı şekilde bulunduğu anlaşılmakta olup, davacının ücretinin yukarıda sayılan yazılı belgelerle ispat edilememiş olduğu ve bu nedenle dönemin yasal asgari ücreti ile çalıştığının tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-)Mahkemece, verilen hükümde, davacının hizmet döküm cetvelinde kuruma bildirilmiş olan sürelerin yeniden tespitinde davacının hukuki yararının olmamasına rağmen, bu sürelerin dışlanmaksızın karar verilmesi isabetsiz ise de; hükmün infazı sırasında bu sürelerin kurumca gözetilebilir olmasına göre, bu aykırılık bozma nedeni yapılmamıştır.
Ne var ki; yukarıda sayılan diğer aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. Maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2013/20252, K. 2014/17062, 11 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama