KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2013/4869 E., 2014/5824 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2014
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, borçlandığı sürenin 1990-1999 yılları arasındaki 3130 gün olmasına aylık ödemelerinin de müracaat tarihi olan 30/07/2009 tarihinden itibaren olmasına, bu tarih ve tamamlamaya göre işlem tesis edilmesine, aradaki eksik ödemelerin telafi edilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
Dava, davacının 3201 sayılı yasaya göre yurt dışında 1990-1999 yılları arasında geçen çalışmalarının borçlandırılması yerine 1996-2005 yılları arasında geçen çalışmalar için borç tahakkuk eden Kurum işleminin hatalı olduğu iddiası ile borçlanılan sürenin 1990-1999 yıllarına ilişkin olduğunun tespiti ile 30/07/2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ve eksik ödemelerin telafi edilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, Davacının borçlandığı 3130 günlük sürenin 1991-1999 yılları arasındaki sigortalılık süresi olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitine, davacının 30/07/2009 borçlanma talep tarihi esas alarak yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin talebinin reddine, davacıya 01/07/2011 tarihinden geçerli bağlanması gereken yaşlılık aylığı miktarının 834,23 TL olduğunun tespiti ile eksik ödenen yaşlılık aylıklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine tespitine karar verilmiştr.
Somut olayda; davacının 30/07/2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması isteminin reddine karar verilmesi nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması ve kendisini vekille temsil ettiren davalı Kurum yararına vekalet ücretine hükmolunmaması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK'nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2013/4869, K. 2014/5824, 25 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama