KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2013/5529 E., 2014/5553 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2014
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
...
Davacı, Kurumca gönderilen ödeme emirlerinin iptali ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, taraf vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, nitelikçe 506 sayılı Yasanın 80. maddesinin verdiği yetkiye dayanarak davalı kurumca gönderilen ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Bu yönüyle davanın yasal dayanağının 6183 sayılı Yasanın 58. maddesi olduğu açıktır. Anılan yasanın 58/5. maddesi gereğince davasında tamamen veya kısmen haksız çıkan borçludan, hakkındaki davanın reddolunduğu miktardaki amme alacağı %10 zamla tahsil edilir.
Yine 6100 sayılı HMK'nın 297/2. maddesi gereğince bir davada istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli olup, davaların birleştirilmesi durumunda da asıl ve birleşen davaların birbirinden bağımsız, müstakil davalar olması nedeniyle, hüküm kısmında her bir dava hakkında o davaya ilişkin vekalet ücretleri hakkında da ayrı ayrı hüküm kurulması zorunludur.
Hal böyle olunca, davanın reddine karar verildiğine göre, davalı Kurum yararına takibe konu kamu alacağının %10 zamlı olarak tahsiline, birleşen dosya açısından da davalı Kurum'un kendisini avukatı ile temsil ettirmesi nedeniyle davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenecek avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu konularda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK'nın geçici 3. maddesi delaletiyle H.U.M.K 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
...
....
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2013/5529, K. 2014/5553, 20 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama