İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2014/14215 K.2014/19185

Davacı, SSK'dan emekliliğe hak kazandığının kabulüne, 1998-2006 yılları arası SSK sigortalılığının geçerliliğine, 01/05/2012 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde,…

Esas2014/14215Karar2014/19185Tarih30 Eylül 2014Okuma4 dk · 716 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2014/14215 E., 2014/19185 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Eylül 2014
Mahkemesi
İstanbul Anadolu 4. İş Mahkemesi
Tarihi
09/04/2013
Numarası
2012/526-2013/189
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

716 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı, SSK'dan emekliliğe hak kazandığının kabulüne, 1998-2006 yılları arası SSK sigortalılığının geçerliliğine, 01/05/2012 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

KARAR

Davacı, 1998 – 2006 yılları arasında 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmalarının geçerli olduğunun ve 01.05.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini istemiştir. Mahkemece; davacının 01.05.2012 tarihinden itibaren 4/a sigortalılığı kapsamında yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine, mahrum kalınan aylıkların iadesine yönelik talep hakkında davanın geri alınması nedeniyle bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden. 30.04.2012 tarihinde tahsis talebinde bulunana davacının talebinin davalı Kurum tarafından, Bağ-Kur hizmetleri sonrası 1.260 gün SSK'lı çalışması bulunmadığından reddedildiği, davacının 31.12.1997 – 12.07.2006 tarihleri arasında T..

Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Pazarlama Dağıtım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ndeki ortaklığı ve yetkili olması dolayısıyla oda kaydı bulunduğu, davalı Kurum tarafından 14.02.1998 – 12.07.2006 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul edildiği, 30.04.1999 – 01.10.2001 tarihleri arasında düzenli prim ödemesi bulunduğu, daha sonra 01.06.2006 – 24.01.2007 tarihleri arasında düzenli prim ödemesi bulunduğu, 31.10.2012 itibari ile 8.121,73 TL prim aslı, 35.622,45 TL gecikme zammı borcu olduğu, vergi ve sicil kaydı bulunmadığı,

01.02.1983 – 31.12.1997, 01.01.1998 – 13.02.1998, 16.02.2002 – 02.01.2006 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamında ortak olduğu şirketten başka bir işyerinde çalışmalarının bulunduğu, mahkemece “ davacının SSK'lı çalışmalarının 1983 yılında başlaması nedeni ile önceden gelen sigortalılığı bu sigortalılık olarak kabul eden ve SSK'lı çalışmalarının geçerli sayılması gerektiğini bildiren bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.

Gerek 506 sayılı Yasa'da ve gerekse 1479 sayılı Yasa'da “çakışan sigortalılık sorunu” hakkında, birbirlerine paralel düzenlemeler yer almaktadır. Her iki Yasa'da; bir sigortalının aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olmasını yasaklayıp sigortalının önceden başlayıp devam edegelen sigortalılığına geçerlik tanıyarak çözüme ulaştırmaya çalışmıştır.

Yasal sistemimize göre bir kimsenin Sosyal Sigortalar Kurumu kapsamına girebilmesi için hizmet akdine tabi bir işte çalışması yanında başka bir sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunmaması gerekir. 506 sayılı Yasa'nın 3. maddesinin I. (F) bendinde “Kanunla kurulu emekli asandıklarına aidat ödemekte olanların”, (K) bendinde ise, “Herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanların” sigortalı sayılmayacağı belirtilmiştir.

Aynı şekilde 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu'nun 24. maddesinin I. ve II. fıkralarında da “Bir kimsenin Bağ-Kur kapsamına girebilmesi için kendi adına bağımsız çalışıp kazanç sağlaması yanında, başkaca sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunmaması” koşulu getirilmiştir.

Bütün açıklamalardan anlaşılacağı üzere; sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılık mümkün olmayıp önceden başlayıp devam edegelen sigortalılığa geçerlilik tanınmaktadır. ( 03.10.2001 gün ve 2001/21-627 esas, 2001/659 karar sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı ).

Somut olayda; davacının 31.12.1997 – 12.07.2006 tarihleri arasında limited şirket ortaklığı bulunduğu, davacının bu tarihler ile çakışan dönemde başka bir şirkette SSK'lı olarak çalıştığı, bu itibarla davacının davalı Kurum tarafından SSK'lı çalışmalarının bittiği 14.02.1998 tarihinden itibaren limited şirket ortaklığının sona erdiği 12.07.2006 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı sayılmasında isabetsizlik bulunmadığı göz ardı edilerek sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.

Ne var ki.

5510 sayılı Yasa'nın geçici 17. maddesinde; “ Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla,

prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez.” hükmü düzenlenmiştir.

Mahkemece yapılacak iş; davacının 5510 sayılı Yasa'nın geçici 17. maddesi kapsamında Bağ-Kur sigortalılığının durdurulması koşullarını taşıyıp taşımadığını araştırarak, Bağ-Kur ve SSK'lı çalışma sürelerini 5510 sayılı Yasa'nın geçici 17. maddesi ve yukarıda anılan çakışan sigortalılık hükümlerine göre belirleyip yaşlılık aylığı koşullarını da buna göre değerlendirmekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 30/09/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2014/14215, K. 2014/19185, 30 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/14215
Karar No
2014/19185
Tarih
30 Eylül 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2014/14216 K.2014/22771
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2014/14216 K.2014/13317
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2014/14216 K.2014/32520
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2014/14216 K.2014/15957
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2014/14217 K.2014/16027
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2014/14217 K.2014/14336

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.