KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2014/16172 E., 2015/4087 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 01/08/2007 tarihinde meydana gelen iş kazasında yaralanan davacı sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının maluliyeti bulunmadığından maddi tazminat isteminin reddine, 10.000 TL manevi tazminatın ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş ve karar süresinde taraflarca temyiz edilmiştir.
Yerel mahkemenin maddi ve manevi tazminatın takdirine ilişkin kararı isabetlidir. Ancak hüküm altına alınan manevi tazminata uygulanacak faizin başlangıcında hataya düşüldüğü görülmektedir.
Davacı, 01/12/2009 tarihinde haçlandırılan dava dilekçesinde ve başvurma harcı yatırarak manevi tazminat talebinde bulunduğu 02/12/2013 tarihli ıslah dilekçesinde, hüküm altına alınacak tazminatlara kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesini istemiş olup, mahkemece hüküm kurulurken zararın haksız fiilden kaynaklandığı ve kaza tarihinde doğduğu dikkate alınmaksızın, ıslah dilekçesi ile talep edilen manevi tazminat miktarı yönünden kaza tarihi yerine, ıslah tarihi esas alınarak yasal faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykıdır.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2014/16172, K. 2015/4087, 3 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama