KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2014/16291 E., 2014/23033 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
399 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, 24/06/2011 tarihinden itibaren ölüm aylığına hak kazandığının tespitine, ödenmeyen aylıkların faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Dava, Kurum kararının iptali ile tahsis talebinde bulunduğu 24.06.2011 tarihini takip eden aydan itibaren ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile faizi ile tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, Davanın kabulüne, davacının 24/06/2011 tarihinde yapmış olduğu ölüm aylığı talebinin geçerli olduğu, aksi yöndeki kurum işleminin iptali ile Davacının 24/06/2011 tarihinden itibaren ölüm aylığının yasal faiziyle birlikte tahsiline, şeklinde hüküm kurulmuştur.
Toplanan delillerden davacının miras bırakan yönünden terziliği bıraktığı süreden sonra iptal edilmeyen sigortalılıktan kaynaklanan prim borçlarının ödenmesi gerektiği ve bu nedenle ölüm aylığı bağlanmaması yönündeki Kurum işleminin iptali ile 7 yıl 7 ay 19 gün prim ödeme şartının gerçekleşmesi nedeniyle davacının ölüm aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesi doğru ise de.
HMK.'nun 297. maddesi uyarınca hükmün taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde olması gerekirken davacılara bağlanacak ölüm aylığının talebinin geçerli olduğu,
aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline ayrıca 24.06.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsiline, denilmek suretiyle açık olmayan infazda duraksama uyandıracak şekilde hüküm kurulmuş olması ve ödenmeyen faiz alacakları ile ilgili 5510 sayılı Yasa'nın 42. maddesinde öngörülen süre de nazara alınarak işleyecek faiz alacağını hesaplanırken faizin başlatılacağı tarihe esas olmak üzere anılan 42. maddedeki 3 aylık sürenin sonu itibari ile temerrüt tarihlerinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken 24.06.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulması karar
verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2014/16291, K. 2014/23033, 6 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama