KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2014/22881 E., 2015/4742 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2015
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacı ile davalılardan ... Elektrik Dağıtım A.Ş. Gen.Müd. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, kanuni gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalı ...Ş.'nin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazası sonucu sigortalının sürekli iş göremezliği nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda 35.744,31 TL maddi(5.000,00 TL sinin olay bakiyesinin ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile), 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda, dava konusu zararlandırıcı olayın 08.12.2000 tarihinde meydana geldiği, bozma ilamından sonra alınan ek hesap raporu doğrultusunda davacı tarafça 16.04.2014 tarihinde açılan birleşen dava ile 171.915,58 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, davalı vekilince birleşen davaya karşı esasa cevap dilekçesi ile zamanaşımı defiinde bulunulduğu, gerekçede birleşen dava yönünden 10 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle dolmuş olması nedeniyle davanın dikkate alınmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece birleşen dava yönünden zamanaşımından red kararı verilmesi isabetli ise de, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK'nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK’nın 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2014/22881, K. 2015/4742, 10 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama