KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2014/23749 E., 2015/4704 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2015
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 14/03/2006-15/08/2008 tarihleri arasında çalıştığının tespitine , 01/09/2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığına, haksız tahsil edilen 1.000,00 TL'nin faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
Dava, davacının 14/03/2006 - 15/08/2008 tarihleri arasında davalı ...'ün yanında çalıştığının tespiti ile 01/09/2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığını hak ettiğinin tespiti ile haksız tahsil edilen 10.495,72 TL den şimdilik 1.000,00 TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle ... dan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/8. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Somut olayda, dinlenen tanık beyanlarının çelişkili olduğu, mahkeme gerekçesinin yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, dava konusu dönem bordrolarının getirtilerek, ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar (sigortalılıkları iptal olunmayan) saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, ... ...
Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle davalı işyerine komşu işyerlerini tespit edip bu işyerlerinin uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı çalışanları, yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, tanık beyanları arasındaki çelişkiyi gidermek ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra davacının çalışmasının sürekli çalışma olduğu anlaşılırsa sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2014/23749, K. 2015/4704, 10 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama