KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2014/25041 E., 2015/3447 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2015
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
452 kelime·2 dk okuma
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nın 321.maddesinin 2.fıkrasına göre; kararın tefhimi için hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanamadığı ve bu nedenle zorunlu olarak hüküm özetinin tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerekir. Bu hüküm doğrultusunda, hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte tefhim edilmediği hallerde gerekçeli kararın taraflara tebliği zorunludur (Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’nın (İkinci Bölüm) 20.03.2014 gün ve 2012/1034 Başvuru sayılı kararı da aynı yöndedir).
Mahkemece, taraflara tefhim edilen kısa kararda (hüküm özeti) hükmün tüm unsurları yer almakla birlikte kararın gerekçesinin tefhim edilememesi halinde temyiz süresi gerekçeli kararın tebliğinden itibaren başlar. Ancak, hüküm tüm unsurları ve gerekçesi ile birlikte tefhim edilmiş ise artık hükmün HMK’nın 321/2 maddesine göre usulüne uygun ve eksiksiz bir biçimde tefhim edildiği kabul edilir ve temyiz süresi tefhim tarihinden itibaren başlar. 5521 sayılı Kanun‘un 8.maddesinde yer alan ve temyiz süresinin başlangıcına esas alınan tefhim kavramının "hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklandığı hal" olarak anlaşılması zorunludur.
Tarafların, gerekçeli karar tebliğ edilmeden önce, temyiz süre tutum dilekçesi veya gerekçeli temyiz dilekçesi sunmak suretiyle kararı temyiz ettikleri hallerde dahi, kararın gerekçesini dikkate alarak yeni temyiz gerekçelerine dayanmaları mümkün olduğundan, bu gibi hallerde bile gerekçeli kararın taraflara tebliği gerekir.
Davanın tümden kabulü ya da reddi söz konusu olsa bile tarafların kararın gerekçesini temyiz etmekte hukuki yararları bulunabileceğinden, bu gibi durumlarda bile gerekçeli kararın yöntemince taraflara tebliği zorunludur.
Yukarıda yer alan açıklamalar doğrultusunda;
1-Temyiz eden davacı vekilince sunulan temyiz dilekçesinin, HUMK'nun 433. maddesi gereğince davalı ..... dışında kalan diğer davalılara veya varsa vekillerine yöntemince tebliğ edilerek, tebligat parçası eklendikten sonra gönderilmek üzere,
2-Öte yandan temyiz eden davalı ....'nin temyiz dilekçesi 25/09/2014 tarihinde, yasal süresi içinde, temyiz esas defterine kaydedilmiş ise de, davalı şirketten davanın kabul edilen kısmı üzerinden alınacak ilam harcının 1/4'üne karşılık gelen nispi temyiz harcının tahsil edilmediği; bunun yerine maktu 24,30 TL maktu temyiz harcı alındığı anlaşılmakla.
Mahkemesince varsa davalı tarafından yatırılmış temyiz harcına dair makbuzun dosyaya eklenmek suretiyle, harcın yatırılmamış olması durumunda davalının nispi temyiz harcını ikmal etmesi için HUMK'nun 434.maddesi (6100 sayılı ...nun 368. maddesi)uyarınca mehil vermek, süresi içinde harçlar ikmal edildiği takdirde dosyanın temyiz incelemesi yapılması için geri göndermek, süresi içinde harçlar yatırılmadığı takdirde kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar vermek üzere;
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2014/25041, K. 2015/3447, 24 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama