KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2014/25120 E., 2015/13842 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
573 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; bozmaya uyarak ilamda yazılı nedenlerle, 174.263,74 TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davalılardan....
Vekilince istenilmesi ve de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16/06/2015 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü yapılan tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmedi.
Duruşmaya başlanarak incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi ve aynı gün Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıda karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, temyiz edenin sıfatına göre, temyiz eden davalı ... Kooperatifi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 11.01.1998 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, asıl davadaki maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulüne, birleşen davadaki maddi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Maddi tazminatın belirlenmesi ile manevi tazminatın takdirine ilişkin karar doğrudur. Ancak davalı aleyhine avukatlık ücretinin belirlenmesi sırasında, asıl davada, davanın kabulü, birleşen davada ise davanın kısmen kabulü nedeniyle davacılardan her biri yararına ayrı ayrı avukatlık ücreti takdir olunmak suretiyle avukatlık ücretinin tayininde hataya düşüldüğü ve avukatlık ücretinin fazla takdir edildiği görülmektedir. Davalı yararına avukatlık ücretinin tayini de hatalı ise de davacı temyizi bulunmadığından bu yön bozma nedeni yapılmamıştır.
Gerçekten dava tek bir başvurma harcı ile açılmıştır. Hal böyle olunca hüküm altına alınan maddi tazminatların toplamı üzerinden ve hüküm altına alınan manevi tazminatların toplamı üzerinden asıl ve birleşen davalar bakımından davacılar yararına tek bir avukatlık ücretinin takdiri gerekirken, Avukatlık Asgari ücret Tarifesinin 3-8. maddelerine aykırı biçimde, davacılardan her biri yararına hüküm altına alınan maddi tazminat miktarları üzerinden ayrı ayrı ve manevi tazminat miktarları üzerinden ayrı ayrı avukatlık ücreti takdiri usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2014/25120, K. 2015/13842, 16 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama