KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2014/25369 E., 2015/11629 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacılar ile davalılardan .................. vekillerince duruşmasız, ........... ve ....vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Dava, sigortalının iş kazası sonucunda vefatı nedeniyle yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı eşin maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı çocuklar .... ve ...'un maddi tazminat istemlerinin reddine, davacıların manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Anayasa’nın 141. maddesinde vurgulandığı ve 6100 sayılı HMK’nun 297. maddesinde de açıklandığı üzere, mahkeme kararları iddia, savunma ve tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, ihtilaflı konular hakkındaki delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma sebepleri, sabit görülen vakıaların neler olduğu ve bunlardan çıkan sonuçlar ile hukuki sebepler gösterilerek gerekçeli biçimde yazılmalıdır.
Oysa somut olayda, tarafların kusur durumlarının gerekçeli kararda gerekçeleri ortaya konularak açıklanmadığı anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, tarafların sorumlu tutulma nedenlerini, denetime elverişli şekilde, yasal gerekçeleriyle tartışmak, gerekirse bu yönde bilirkişilerden doyurucu, denetime olanak verecek, tarafların kusurunun aidiyeti ve dağılımını gösteren rapor alınmak ve oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıllar ...., .... ve .....'nin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2014/25369, K. 2015/11629, 21 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama