KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2014/3171 E., 2014/9958 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
433 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılardan ...vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre temyiz eden davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, sigortalının iş kazası sonucu ölümü nedeniyle hak sahiplerinin uğramış olduğu maddi ve manevi zararların giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı eş yönünden 64.051,33 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın, davacı çocuklar yönünden ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminatın (davalı ... şirketi yönünden police limiti ile sınırlı olmak üzere) kaza tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Temerrüt faizi için, kural olarak borçlunun temerrüde düşürülmesi gerekir. Borcun muaccel olması, kendiliğinden borçlunun temerrüde düşmesini gerektirmez. Ayrıca, Borçlar Kanunu’nun 101/I. maddesi gereğince temerrüt için alacaklının ihtar yapması da gereklidir.
Somut olayda, davalı ... şirketi haksız fiil sorumlusu olmayıp, sorumluluğunun kaynağı davalı işverenle yaptığı sigorta sözleşmesine dayandığından davanın açılmasından önce davalılardan ... Sigorta A.Ş.'ne davacı tarafından ihtar yapıldığı, başka bir anlatımla söz konusu davalının temerrüde düşürüldüğü kanıtlanamadığından davalı ... şirketinin maddi tazminat davası bakımından dava tarihinden itibaren faizden sorumlu tutulması gerekirken, olay tarihinden itibaren faizden sorumlu tutulması doğru olmamıştır.
Mahkemece yukarıdaki olgular dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından hüküm bozulmamalı HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2014/3171, K. 2014/9958, 6 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama