İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2014/3646 K.2015/5546

Davacı, tahsis talep tarihi itibariyle 506 sayılı yasa kapsamındaki çalışmaları ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, resen yapılan ... zorunlu sigortalılığının terk tarihi itibariyle iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında…

Esas2014/3646Karar2015/5546Tarih17 Mart 2015Okuma5 dk · 904 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2014/3646 E., 2015/5546 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Mart 2015
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

904 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı, tahsis talep tarihi itibariyle 506 sayılı yasa kapsamındaki çalışmaları ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, resen yapılan ... zorunlu sigortalılığının terk tarihi itibariyle iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

Davacı, ... sigortalılığının 01.05.2008 tarihi itibari ile sona erdiğinin tespitini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 11.03.1982 varide tarihli işe giriş bildirgesi ile 1479 sayılı Yasa kapsamında tescil edildiği, davalı Kurum tarafından 09.11.2008 tarihli yazı ile.

5510 sayılı Yasa'nın Geçici 17. maddesi gereğince 5 yılı aşkın prim borcu bulunduğundan 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığının 31.12.1995 tarihi itibari ile durdurulduğunun, ancak bağımsız çalışmasının devam etmesi nedeni ile sigortalılığının yeniden 01.10.2008 tarihi itibari ile başlatıldığının bildirildiği, dosyada mevcut ekstrelerden; davalı Kurum tarafından davacının en son olarak 02.02.1982 – 24.10.1983, 22.03.1985 – 31.01.1992, 01.05.2008 – 28.02.2011 tarihleri arasında ve 07.12.2011 tarihinden beri 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olarak kabul edildiği,

davacının 25.01.1982 – 24.10.1983, 15.09.1990 – 30.12.1994 ve 13.09.2006 – 27.04.2009 tarihleri arasında vergi kaydı, 02.02.1982 – 31.12.1999 ve 07.11.1997 – 01.04.2008 tarihleri arasında oda kaydı, 09.10.1990 – 23.08.2001 tarihleri arasında da sicil kaydı bulunduğu, 01.01.1973 – 30.09.2007 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısmi çalışmalarından sonra 21.06.2008 – 27.04.2009, 01.08.2009 – 30.09.2009 ve 02.11.2010 – 16.12.2011 tarihleri arasında yine aynı Yasa kapsamında çalışmalarının bulunduğu, her ne kadar dosyadaki ekstrelerde farklı tarihler bulunmakta ise de davalı Kurum vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesinde;

davacının sigortalılığının 5510 sayılı Yasa'nın geçici 17. maddesi gereğince 01.05.2008 tarihi itibari ile durdurulduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır.

01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesinde zorunlu ... sigortalılığı için ... sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesi değiştirilerek zorunlu ... sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş, ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.03.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu ... sigortalılığı için vergi kaydı veya ... sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş,

02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu ... sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş, ancak gelir vergisinden muaf olanlar için ... sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüş, aynı maddenin d) bendinde limited şirket ortaklarının da bu kanuna göre sigortalı sayılacağı belirtilmiştir.

Öte yandan, 506 sayılı Yasa'da ve gerekse 1479 sayılı Yasa'da “çakışan sigortalılık sorunu” hakkında, birbirlerine paralel düzenlemeler yer almaktadır. Her iki Yasa'da; bir sigortalının aynı anda birden fazla ... ... kurumuna tabi olmasını yasaklayıp sigortalının önceden başlayıp devam edegelen sigortalılığına geçerlik tanıyarak çözüme ulaştırmaya çalışmıştır. Yasal sistemimize göre bir kimsenin ...

Sigortalar Kurumu kapsamına girebilmesi için hizmet akdine tabi bir işte çalışması yanında başka bir ... ... kurumu kapsamında bulunmaması gerekir. 506 sayılı Yasa'nın 3. maddesinin I. (F) bendinde “Kanunla kurulu emekli asandıklarına aidat ödemekte olanların”, (K) bendinde ise, “Herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanların” sigortalı sayılmayacağı belirtilmiştir. Aynı şekilde 1479 sayılı ...

Kanunu'nun 24. maddesinin I. ve II. fıkralarında da “Bir kimsenin ... kapsamına girebilmesi için kendi adına bağımsız çalışıp kazanç sağlaması yanında, başkaca ... ... kurumu kapsamında bulunmaması” koşulu getirilmiştir.

Bütün açıklamalardan anlaşılacağı üzere; ... ... sistemimizde çifte sigortalılık mümkün olmayıp önceden başlayıp devam edegelen sigortalılığa geçerlilik tanınmaktadır. ( 03.10.2001 gün ve 2001/21-627 esas, 2001/659 karar sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı ).

01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa'nın 53/1 maddesinde “Sigortalının, 4. maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık nedenlerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılacağı” bildirilmiştir.

03.02.2011 tarihli 6111 Sayılı Yasa'nın 33. maddesi ile değiştirilen ve 01.03.2011 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa'nın sigortalılık hallerinin birleşmesi başlıklı 53/1. maddesinde ise “Sigortalının, 4. Maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çakışması halinde, öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında,

(a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde ise aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacağı” belirtilmiş ve Yasa'nın Geçcici 33. maddesi ile “Kanun'un 53. maddesinin birinci fıkrasında bu maddenin yürürlük tarihi itibariyle yapılan değişiklikler, bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten öncesi için uygulanmaz” hükmü getirilmiştir.

Somut olayda; davacının 13.09.2006 – 27.04.2009 tarihleri arasında vergi kaydı bulunduğu anlaşıldığından, davalı Kurum tarafından, anılan Yasa maddeleri gereğince, 01.10.2008 tarihinden itibaren yeniden 5510 sayılı Yasa'nın 4/b maddesi kapsamında sigortalı kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak davalı Kurum vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesinde davacının sigortalılığının 5510 sayılı Yasa'nın geçici 17. maddesi gereğince 01.05.2008 tarihi itibari ile durdurulduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece yapılacak iş; davacının şirket ortaklığı, vergi, oda ve sicil kaydı bilgilerini araştırmak, davalı Kurum'dan; temyiz dilekçesinde bildirildiği gibi davacının sigortalılığının 01.05.2008 tarihi itibari ile durdurulup durdurulmadığını sormak ve böylece toplanan delillere göre anılan Yasa maddeleri de dikkate alınarak varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.

Kabule göre de; davacı vekili tarafından yaşlılık aylığına ilişkin talep atiye bırakıldığından bu hususta karar verilmemiş olması ve bu durumda dava kısmen kabul edildiği halde davalı Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması isabetsiz olmuştur.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2014/3646, K. 2015/5546, 17 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/3646
Karar No
2015/5546
Tarih
17 Mart 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2014/3647 K.2015/1720
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2014/3648 K.2015/4294
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2014/3648 K.2015/4942
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2014/3649 K.2015/3569
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2014/3651 K.2015/3570
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2014/3653 K.2015/3661

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.