KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2014/4790 E., 2015/2615 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2015
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, yaşlılık aylığı tutarında 2008 yılına kadar eksik olarak ödenmiş olan intibak farkı alacağının kanuni faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacı vekilinin tüm, davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
Dava, davacının yaşlılık aylığı tutarında 2008 yılına kadar eksik olarak ödenmiş olan intibak farkı alacağının kanuni faizi ile birlikte hesaplanarak davalı Kurum'dan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddi ile “ 4-Davalı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 2.400 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” şeklinde hüküm kurulmuştur.
Somut olayda, davanın süresinde ödenmeyen intibak farkının hesaplanarak davalı Kurum'dan tahsili istemine ilişkin alacak davası olduğu anlaşılmakla, davacı tarafından harca esas değer olarak 20.000 TL lik değerin bildirildiği görülmüştür. Davanın alacak davası olması nedeniyle, “karar tarihinde yürürlükte bulunan 28.12.2013 tarih ve 28865 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12/1. maddesine göre davalı yararına hükmedilen vekalet ücretinin anılan tarifenin, ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenmesi” gerekirken Mahkemece, reddolunan dava ile ilgili olarak davacı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK.'nın geçici 3. maddesi uyarınca H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2014/4790, K. 2015/2615, 16 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama