KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2014/8546 E., 2014/10005 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, yurt dışında çalışmaya başladığı 09/09/1983 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olduğunun ve bu çalışmaları borçlanabileceğinin karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının Belçika'daki sigortalılığı nedeniyle ülkemizdeki sigortalılık başlangıç tarihinin 09.09.1983 olarak tespiti ile borçlanabileceği gün sayısının 260 olarak tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 10/09/1983 olarak tespiti ile davacının 10/09/1983-31/12/1983 tarihleri arasında 110 gün, 1984 tarihinde Türkiye-Belçika Sosyal Güvenlik Sosyal Güvenlik Sözleşmesine göre 150 gün olmak üzere toplam 260 gün borçlanma hakkı bulunduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kural olarak davayı kaybeden taraf yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden sorumludur. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa mahkemenin yargılama giderlerini taraflar arasında paylaştırması gerekir (HUMK md.417).
Somut olayda, davacının 18 yaşın ikmal edildiği tarihin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitini talep ettiği, bu tarih 10.09.1983 olduğu halde dava dilekçesine maddi hata ile 09.09.1983 olarak yazıldığı, davacı tarafın bu hatayı 29.01.2014 tarihli duruşmada ve aynı günlü dilekçesinde düzelttiği anlaşılmakla mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'un 438/7.maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2014/8546, K. 2014/10005, 8 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama