İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2015/10685 K.2015/14850

Davacı, davalı Kurum tarafından ödenmeyen tedavi giderinin faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz…

Esas2015/10685Karar2015/14850Tarih29 Haziran 2015Okuma6 dk · 1.201 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2015/10685 E., 2015/14850 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Haziran 2015
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.201 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Davacı, davalı Kurum tarafından ödenmeyen tedavi giderinin faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

KARAR

Dava emekli sandığı iştirakçisi olduğu anlaşılan davacıya davalı Kurumca ödenmeyen tedavi giderinin yasal faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile hükümde yazılı şekilde karar verilmiştir.

Uyuşmazlık, görevli yargı yolunun belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.

6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesine göre "yargı yolunun caiz olması" dava şartı olup mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.

5510 sayılı.. ve Genel Sağlık Sigortası 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiş olup Yasa'nın 101.maddesine göre bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür.

5510 sayılı Yasa'nın "5434 sayılı Kanuna İlişkin Geçiş Hükümleri" başlıklı Geçici 4.maddesinin 4.fıkrasına göre "Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır."

5510 sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan “…bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerinde görülür.” bölümünün iptali istemiyle yapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E: 2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla iptal isteminin reddine karar vermiş ve kararın gerekçe bölümünde 5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce iştirakçi sıfatıyla çalışmakta -olan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göre emekli,

dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklar yönünden .. Kurumu’nun tesis edeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlem niteliğini korumaya devam edeceğinden bunlara ilişkin ihtilaflarda idari yargının görevli olmaya devam edeceği ifade edilmiştir.

Anayasa'nın 153/son maddesine göre Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazetede yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar. Anayasa Mahkemesi kararları ile doktrindeki ağırlıklı görüş. Anayasa Mahkemesi kararlarının gerekçesinin de bağlayıcı olduğu yönündedir.

Öte yandan Uyuşmazlık Mahkemesinin, 9.4.2012 tarihli 2012/38 -2012-76 K sayılı yine 4.9.2012 tarihli 2012/64-83 Esas ve Karar sayılı kararında 5510 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden önce iştirakçi sıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklar yönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem ve yapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idari eylem” niteliğini korumaya devam edeceği, dolayısıyla,

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları kapsamında bulunan, emekli kamu personeli olan davacı tarafından açılan davanın, görüm ve çözümünün idari yargı yerinde görüleceği, 5510 sayılı bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanların ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,

bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacağı ve haklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılı Kanunun öngördüğü kural ve esasların uygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adli yargı yerinde çözümleneceği sonucuna varılmıştır.

Somut olayda, her ne kadar daha önce Dairemizin 28.02.2013 tarihli, 2011/14971E, 2013/3528K sayılı ilamı ile yerel mahkemenin davanın kısmen kabulüne dair hükmünün bozulmasına karar verilmiş ise de, mahkemelerin görevi ve yargı yolunun belirlenmesinin kamu düzenine ilişkin bulunması nedeniyle, yargılamanın her safhasında, mahkemece, re'sen nazara alınması gerektiğinden,

5510 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden önce... iştirakçisi olan davacının tedavi giderlerinin tahsiline ilişkin istemin çözümünün idari yargının görev alanına girdiği gözetilerek 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesine göre dava şartı olan "yargı yolunun caiz olmaması" nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 29.06.2015 gününde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞIOY

Dava; sigortalıya takılan ilaçlı stent bedelinin, yasal faiziyle Kurumdan (...) tahsili istemine ilişkin olup, uyuşmazlık sigortalı hastanın ( davacı ) tedavisinde kullanılan malzeme bedelinin denetlenip, Kurum (...) tarafından karşılanması gereken miktarının doğru bir şekilde belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.

Davacının 24/10/2008 tarihinde rahatsızlanması üzerine zorunlu olarak kullanılan sarf malzemesine ilişkin fatura tarihinin 31/10/2008 olduğu, davanın 10/09/2009 tarihinde açıldığı ve Mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin 21/07/2011 tarihinde verilen kararın temyiz incelemesinin Dairemizin 28/02/2013 tarihli, 2011/14971 E,

2013/3528 K sayılı ilamıyla bozularak sonuçlandırılması üzerine bu defa Yerel Mahkemece 25/03/2015 tarihinde verilen ve davanın kısmen kabulüne ilişkin kararının 2. kez temyiz edilmesi üzerine dairemizin bu defa bozma ilamındaki "Mahkemelerin görevi ve Yargı Yolu'nun belirlenmesinin kamu düzenine ilişkin bulunduğu..." gerekçesiyle daha önceki bozma gerekçesinde hiç değinilmeyen ve değerlendirilmeyen farklı bir gerekçeyle 2. kez bozma kararı verildiği ve GÖREV konusunun bu aşamaya kadar hiçbir şekilde uyuşmazlık konusu olmadığı gibi ne Yerel Mahkemece ne de Dairemizce de bu hususun re'sen dikkate alınmadığı konusunda herhangi bir tereddüt

bulunmamaktadır.

"...Mahkemelerin görevi ve yargı yolunun belirlenmesinin kamu düzenine ilişkin bulunması nedeniyle, yargılamanın her safhasında, Mahkemece, re'sen nazara alınması gerektiği..." yolundaki son BOZMA ilamı gerekçesinin teorik olarak bir an doğru olduğu, normatif bir usul kuralı 6100 sayılı HMK ( 1. md., 114/1-b md. ) olduğu kabul edilse bile bu kuralın somut olayın ve davanın takip ederek geldiği aşama itibariyle evrensel hukuk kuralları çerçevesinde yorumlanmasına ve bu yönde doğru bir şekilde değerlendirilmesine muhtaç olduğunu göz ardı etmemek gerekir.

Zira. Davacının, 2008-2015 arasında davaya konu husumetin tarafı olduğu, davanın 2009 yılında açıldıktan sonra iki kez temyiz sürecinden geçildikten sonra bu gerekçeyle "İdari Yargı Yolu"nun görevli olduğundan bahisle 2. kez bozma kararı verilmiştir. "Dava ve hak arama hürriyeti" başta Anayasamızın teminat altına aldığı temel haklardan olup, bu hakkın "Adil Yargılanma Hakkı" çerçevesinde güvenceye alındığı hususunda da bir tereddüt bulunmamaktadır. ( Ay.

36, 90/Son f. md. ) Özellikle Anayasamızın 90. maddesiyle teminat altına alınmış evrensel hukukun yargılamaya ilişkin genel ilkeleriyle,...nin 6. maddesine konu "Adil Yargılanma Hakkı"nın zorunlu ve temel unsurlarından sayılan yargılamanın "makul süre"de yapılmasının gerektiğine ilişkin bu yöndeki ...

İçtihatları ile, Hukuk Yargılama Usulümüzün, usul ekonomisi amacına yönelik düzenlenen "özel usul hükümleri" birlikte değerlendirildiğinde "kamu düzeni" kavramının yargılamanın detay şartlarına ve somut olayın özelliklerine göre dar yorumlanması, bir başka deyişle katı bir biçimde uygulanmaması gerekir. Bu yaklaşım, dava şartları ( HMK 114 md. )'nın incelenmesi başlığıyla da düzenlenen HMK 115. Madde/3 f. Hükmüyle de desteklenmektedir.

Bu konuda gözardı edilmemesi gereken başka bir husus da yargılama yönteminin "Hak ve Nasafet İlkelerine" uyması zorunluluğudur. Bu ilke ışığında bakıldığında, ihtisas mahkemesi niteliğindeki adli yargının yaklaşık 6 yıl gündeminde tuttuğu davaya genel yetkili " İdari Yargı"nın bakması halinde, davanın esasına ne gibi bir yenilik getirip, hangi esaslı katkıyla nasıl adil bir karar verilebileceği tarafımızca anlaşılamamıştır. Tam tersine bu yöndeki uygulamanın, derdest davanın bir süre daha sürüncemede kalmasından başka, pratik hiç bir yarar sağlayamayacağı kanaatiyle ve belirttiğimiz diğer gerekçelerle, sonucu itibariyle doğru olduğu için yerel mahkeme kararının Onanması gerektiğini düşündüğümden, Sayın çoğunluğun bozma yolundaki görüşüne katılamıyorum.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2015/10685, K. 2015/14850, 29 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. Karşıoy
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/10685
Karar No
2015/14850
Tarih
29 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2015/10686 K.2015/32573
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2015/10687 K.2015/23798
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2015/10688 K.2015/22779
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2015/10691 K.2015/15000
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/10691 K.2015/4540
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2015/10693 K.2015/14847

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.