KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2015/11278 E., 2016/3428 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
399 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, yetim aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptali ile kesilen aylıkların faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
Dava, davacının emekli sandığı mensubu eşinden ötürü ölüm aylığı alırken, 1990 yılında vefat eden 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olan babasından dolayı bağlanan aylığı kesen davalı Kurum işleminin iptali ile aylığa hak kazandığının tespiti ile yasal faizi ile tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki kayıt ve belgelerden; 1479 sayılı Yasa uyarınca sigortalı olan davacının babası ...'in .08.1986 tarihinde vefat ettiği ve davacının 06.05.2005 tarihindeki talebi üzerine 01.06.2005 tarihinden itibaren davacıya ölüm aylığı bağlandığı, davacının emekli sandığı mensubu olan eşinin ise 04.08.2000 tarihinde vefat ettiği ve eşinden ötürü de 01.07.2006 tarihinden itibaren aylık aldığı, davalı Kurum tarafından, 2013/ sayılı genelge uyarınca davacının vefat eden eşinden dolayı emekli sandığı kapsamında aldığı ölüm aylığın brüt asgari ücretten fazla olduğundan babasından aldığı aylığın başlangıç tarihi itibari ile kesildiği ve yapılan ödemelerin borç kaydedildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davacının babasının ölüm tarihindeki mevzuata göre gelirinin bulunması nedeni ile aylık bağlanması mümkün değilse de, 1479 sayılı Yasa'nın 45. maddesine .07.2003 tarih 4956 sayılı Yasa'nın.
Maddesi ile eklenen (c) fıkrası uyarınca “ onsekiz yaşını, orta öğrenim yapması halinde yirmi yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde yirmibeş yaşını doldurmayan ve ( yaşını doldurmayanlar hariç) bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan veya yaşları ne olursa olsun çalışamayacak durumda malul olan çocuklarla, yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan ve veya dul kalan ve bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan,
bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan kız çocuklarının her birine %'inden az aylık bağlanamaz” hükmü uyarınca kız çocuklarına aylık bağlanması mümkün hale gelmiştir. .07.2003 tarihinde çıkan yasa hükmü önceki düzenlemeye göre lehe olup uygulanmasının gerektiği ortadadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın davanın tümden kabulü yerine yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2015/11278, K. 2016/3428, 3 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama