KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2015/13569 E., 2016/5975 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Davacı, iş kazası sigorta kolundan aylık bağlanması gerektiğinden asıl alacak ve işlemiş faizinin birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı; eşinin ölümünün mahkeme kararı ile iş kazası olarak kabul edildiğini, ancak iş kazası sigorta kolundan aylık bağlanması talebi gereğince davalı Kurum tarafından işlem yapılmadığını beyanla 50.000,00 TL asıl alacak, 8.000,00 TL işlemiş faizin tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında davalı Kurum tarafından asıl alacağın ödendiğini bildirerek asıl alacak yönünden davanın konusuz kaldığına, işlemiş faiz yönünden ise dava tarihine kadar faiz hesabı yapılmasına, ayrıca asıl alacak yönünden 30.000,00 TL üzerinden vekalet ücreti hesaplanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; asıl alacak yargılama aşamasında ödenmiş olmakla bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, faiz alacağına ilişkin istemin kısmen kabulü ile; 7.574,39 TL faiz alacağının davalı Kurum'dan tahsili ile davacıya verilmesine, davacı vekili yararına karar tarihindeki AAÜT gözönüne alınarak asıl alacak nedeni ile 1.800 TL, faiz alacağı nedeni ile hüküm altına alınan miktara göre 1.500,00 TL maktu vekalet ücreti olmak üzere toplam 3.300 TL avukatlık ücretinin davalı Kurum'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ise de; mahkemece faiz alacağı hakkında da vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK’nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK'un 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
CC
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2015/13569, K. 2016/5975, 5 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama