KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2015/14043 E., 2015/16770 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2015
- Mahkemesi
- Bakırköy 2. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 09/04/2015
- Numarası
- 2014/415-2015/102
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, davalı Kurum tarafından gönderilen ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, dava şartı bulunmadığından davanın usulden reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Dava, davacının kendisine tebliğ edilen ödeme emrinin iptal edilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava açılmadan önce davalı Kurum'a başvurulmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
6552 sayılı Kanunun 64. maddesiyle değişen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7/3. maddesi ile; "5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat edilmesi zorunludur." hükmü getirilmiştir.
5510 sayılı Kanunun 88. maddesinde ise Kurumun prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun uygulamasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde Kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yer iş mahkemesi yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.
Somut olayda dava konusu olan husus, davacıya 6183 sayılı Yasaya göre düzenlenerek tebliğ edilen ödeme emrinin iptali olup, dava açılması gerek 5510 sayılı Yasa, gerekse de bu yasanın atıf yaptığı özel yasalarda (örneğin 6183 sk) belirtilen özel prosedür ve sürelere tabi uyuşmazlıklarda 6552 sk m.64 hükmü gereğince dava açmadan önce Kuruma başvurulması gerekmez.
Böyle olunca mahkemece işin esasına girilmesi gerekirken bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde kuruma müracaat dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usül ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2015/14043, K. 2015/16770, 17 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama