KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2015/14242 E., 2016/6945 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Davalılar
- 1-... Vek. Av. ...
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
2- ...
İHBAR OLUNAN
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine, karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, kanuni gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazası sonucu sigortalının vefatı nedeniyle yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı eş yararına 66.889,27 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi, davacı çocuklar yararına ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminatların kaza tarihi olan 10.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
İş kazası nedeniyle tazminat alacağı haksız fiile dayalı olup faiz başlangıcı tazminatı doğuran zararlandırıcı olay tarihidir. Somut olayda, dava dilekçesinde davacı eş yararına 500,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, 30.10.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat isteminin 66.889,27 TL olarak artırıldığı ve ıslah edilen miktar yönünden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin talep edildiğinin anlaşılmasına göre, Mahkemece HMK’nun 76.(HMUK 74. madde) maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesine aykırı bir şekilde maddi tazminatın ıslahen artırılan miktarı yönünden kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK'nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK’nın 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2015/14242, K. 2016/6945, 19 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama