KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2015/14677 E., 2016/1194 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
703 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacı ve davalılardan ... Taah. San. ve Tic. A.Ş, ... ve Tic. A.Ş. ve ... San. ve Tic. A.Ş. vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-14/04/2015 tarihli hüküm, İş Mahkemesinden verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8. maddesi hükmüne göre İş Mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların 8 gün içinde temyiz olunması gerekir.
Somut olayda 14/04/2015 tarihli hükmün davalılar ... İnş. Taah. San. ve Tic. AŞ. ve ... ve Tic. AŞ'nin ortak vekiline 19/06/2015 tarihinde tebliğ edildiği, temyizin ise 10/07/2010 tarihinde vuku bulduğu anlaşılmıştır. Şu duruma göre davada 8 günlük temyiz süresi hükmü temyiz eden davalılar ... İnş. Taah. San. ve Tic. AŞ. ve ... ve Tic. AŞ bakımından geçmiştir.
O halde, 01/06/1990 Tarih ve 1989/3 E. 1190/4 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı da göz önünde tutularak davalılar ... İnş. Taah. San. ve Tic. AŞ. ve ... ve Tic. AŞ vekilinin temyiz dilekçesinin SÜRE AŞIMI YÖNÜNDEN REDDINE,
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlerle, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı ... San. ve Tic. AŞ'nin tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
Dava, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece; davalı ... hakkındaki davanın reddine, maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, ıslahla manevi tazminat talep edilemeyeceğinden davacının manevi tazminat davası açma hakkı saklı kalmak üzere manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 326.maddesine göre Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise Mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir. Ancak iki tarafın kısmen haklı çıkması halinde yargılama giderlerinin paylaştırılacağına ilişkin HMK’nun 326/1-2 maddesindeki düzenleme yargılama harçları için uygulanmaz, davanın reddi hariç harçlar daima davalıya yüklenir.
Dosya kapsamından, yerel mahkemenin 21/12/2010 tarihli kararında davalı ... hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmesinden dolayı adı geçen davalı lehine 1.100,00 TL red vekalet ücreti ödenmesine karar verildiği, anılan bu kararın Dairemiz‘ce davalı ... hakkındaki hüküm dışında, diğer hususlardan dolayı bozulmasına karar verildiği,
yerel mahkemece Dairemiz’in bozma ilamına uyulmasından sonra verilen son kararda ise, davalı ... ile ilgili hüküm ferileri ile birlikte bozma dışı kalarak kesinleşmiş olmasına rağmen, red vekalet ücreti olarak nispi 16.600,00 TL vekalet ücretinin adı geçen davalıya ödenmesine karar verilmek suretiyle fazla vekalet ücreti takdir edildiği, davacı tarafından yatırılan 710,00 TL ıslah harcının aleyhine hüküm kurulan davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmediği, hüküm altına alınan yargılama gideri açısından ise eksik hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, H.M.K.’nun geçici 3. maddesi gereğince ve H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2015/14677, K. 2016/1194, 4 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama