KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2015/14932 E., 2016/8456 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İŞ) Mahkemesi
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlerle temyiz kapsam ve nedenlerine göre; davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden her iki davalı lehine ayrı ayrı red vekalet ücreti ödenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, birden çok davalının bulunduğu davalarda, davanın reddi halinde, red vekalet ücretinin ne şekilde hüküm altına alınması gerektiği noktasında toplanmaktadır. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 2015 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2 maddesinde bu konu düzenlenmiştir. Buna göre “Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.”
Somut olayda, her iki davalı yönünden de red sebebinin ortak olduğu anlaşılmaktadır. Red sebebi ortak olan bu davalılar lehine tek avukatlık ücreti hükmedilmesi gerekirken yazılı biçimde ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK'nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2015/14932, K. 2016/8456, 12 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama