KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2015/17119 E., 2015/21678 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Ankara 3. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 26/03/2015
- Numarası
- 2013/1035-2015/395
Karar Metni
400 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, yurt dışında çalışmaya başladığı 01/10/1991 tarihinin Türkiye'de sigorta başlangıcı olarak tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının Almanya'da ilk defa sigortaya tabi olduğu 20.11.1986 tarihinin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespiti istemine ilişkin olup davacı vekili ıslah dilekçesi ile istemini 01.10.1991 tarihi olarak açıklamıştır.
Mahkemece, davanın kabulü ile 20.11.1986 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 326.maddesine göre Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir.
Somut olayda, davacının dava dilekçesindeki talebini daraltılması ve mahkemece daraltılan bu talebe göre karar verilmesi nedeniyle istemin bir kısmından feragat edildiği kabul edilerek davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin haklılık oranında paylaştırılması gerekirken, davanın kabulü denilmek suretiyle davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmemiş olması ve yargılama giderlerinin tamamının davalıdan tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'un 438/7.maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2015/17119, K. 2015/21678, 3 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama