İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2015/17334 K.2015/21275

Davacı, 02/12/2003 tarihinden itibaren 506 sayılı yasaya tabi zorunlu ve isteğe bağlı sigortalılık ile çakışması nedeniyle Esnaf bağ-kur sigortalısı olmadığının ve 506 sayılı yasaya tabi isteğe bağlı sigortalılığının da 31/05/2006 tarihinde sona erdiğinin…

Esas2015/17334Karar2015/21275Tarih30 Kasım 2015Okuma4 dk · 713 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2015/17334 E., 2015/21275 K.·Yargıtayilamı

Karar tarihi
30 Kasım 2015
İncelenen kararın mahkemesi
Ordu İş Mahkemesi
Tarihi
09/07/2015
Numarası
2012/446-2015/415
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

713 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı, 02/12/2003 tarihinden itibaren 506 sayılı yasaya tabi zorunlu ve isteğe bağlı sigortalılık ile çakışması nedeniyle Esnaf bağ-kur sigortalısı olmadığının ve 506 sayılı yasaya tabi isteğe bağlı sigortalılığının da 31/05/2006 tarihinde sona erdiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

KARAR

Dava, davacının isteğe bağlı sigortalılık süreleri ile çakışan 02.12.2003-06.07.2009 tarihleri arasındaki Bağ-Kur sigortalılığının iptaline, 506 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığının 31.05.2006 tarihi itibariyle tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 506 sayılı Yasa kapsamındaki zorunlu sigortalılığının 01.12.2003 tarihinde sona erdiği, 01.08.2002-29.08.2002. 01.06.2003-30.04.2004 ve 01.06.2004-31.05.2006 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamında isteğe bağlı sigortalılığının bulunduğu, 26.03.1997-01.03.2002.

07.03.2003-07.07.2009 ve 30.09.2009 tarihinden itibaren devam eden vergi mükellefiyetinin olduğu, 29.11.1995 tarihinde başlayan esnaf ve sanatkarlar sicil kaydı ile 11.10.1995-05.08.2002 ve 09.09.2002 tarihinden itibaren devam eden esnaf odası üyeliğinin bulunduğu, davacının 11.03.1998 tarihli giriş bildirgesi ile vergi mükellefiyetinin başladığı 26.03.1997 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olarak tescil edildiği, davacının 05.02.2007 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, davacının 26.03.1997-28.08.2002.

02.12.2003-05.02.2007 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı kabul edilmesi sebebi ile prim borcunun bulunduğunun davacıya bildirildiği anlaşılmaktadır.

Gerçekten davacının tespitini istediği dönemde çakışan ve 02.12.2003 tarihinden itibaren vergi mükellefiyeti nedeniyle (506 sayılı Yasa kapsamındaki zorunlu sigortalılığının bitiş tarihinden itibaren başlatılan) Bağ-Kur zorunlu sigortalılığı bulunmaktadır. Bu durumda yapılacak iş, "çakışan sigortalılık durumunda" hangi kurumdaki çalışmanın esas alınacağını saptamaktır.

.../...

Sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılığa yer verilmemiş olup "çakışan sigortalılık" olarak adlandırılan, bir sigortalının aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olması hali, zorunlu sigortalılıkların çakışması halinde yasalarda yer alan düzenlemelerde önceden başlayan sigortalılığa geçerlilik tanınarak,

isteğe bağlı sigortalılıkta ise 506 sayılı Yasa’nın 85. maddesi uyarınca malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına isteğe bağlı olarak devam edebilmek için herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna zorunlu ya da isteğe bağlı sigortalı olmamak koşulu arandığından isteğe bağlı sigortalılık ile zorunlu sigortalılığın çakıştığı bu gibi uyuşmazlıklarda, anılan maddede yer alan "sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak çalışmaya başlayanların,

çalışmaya başladıkları günden itibaren" isteğe bağlı sigortalılığın sona ereceği hükmü dikkate alınarak zorunlu sigortalılığa değer verilmek suretiyle "çakışan sigortalılığın" çözüme kavuşturulması gerektiği Dairemizin ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereğidir.

Somut olayda, mahkemece davacının Bağ-Kur zorunlu sigortalılığı karşısında 506 sayılı Yasa kapsamındaki isteğe bağlı sigortalılığına üstünlük tanınamayacağının kabulü yerinde ise de 5510 sayılı Yasa'nın geçici 63.maddesinin göz önünde bulundurulmamış olması hatalıdır.

4.4.2015 tarihli 6645 sayılı Kanunun 56. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’ya eklenen ve 23.4.2015 tarihinde yürürlüğe giren Geçici 63. maddede kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, Kuruma kayıt ve tescilleri yapıldığı hâlde, bu maddenin yayımlandığı ayın sonu itibarıyla 12 ay ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ay başından itibaren üç ay içinde ödememeleri veya ilgili kanunları uyarınca yapılandırmamaları hâlinde,

prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Durdurulan süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek bunlara Kurum alacakları arasında yer verilmez.

Sigortalılıkları durdurulanlardan bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışmaya devam edenlerin sigortalılıkları bu maddenin yayım tarihini takip eden ay başı itibarıyla yeniden başlatılır"şeklinde düzenleme getirilmiştir.

Yapılacak iş, davacının 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığa ilişkin olarak yaptığı prim ödemelerinin karşıladığı sigortalılık süresini belirlemek, bunun için geçici 63.madde uyarınca 30.4.2015 tarihi itibarı ile 12 ay ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunup bulunmadığını davalı Kurumdan sormak, geçici 63.maddenin uygulanma koşulları var ise davacının sigortalılığının ödediği primlerin karşıladığı süre sonunda durduğunu kabul etmek ve bu sigortalılık sürelerine göre davacının talebini yeniden değerlendirmek, uyuşmazlık konusu süreler için 5510 sayılı Yasa'nın geçici 63. maddesinin uygulama koşulları yok ise şimdiki gibi karar vermekten ibarettir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 30/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2015/17334, K. 2015/21275, 30 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/17334
Karar No
2015/21275
Tarih
30 Kasım 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Ceza Dairesi E.2015/17334 K.2015/7596
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2015/17335 K.2015/32518
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2015/17335 K.2015/17564
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2015/17336 K.2015/32868
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/17337 K.2015/22471
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2015/17337 K.2015/20832

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.