İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2015/17378 K.2016/9320

Davacı, geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılardan Kurum ve ... vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin…

Esas2015/17378Karar2016/9320Tarih7 Haziran 2016Okuma5 dk · 1.042 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2015/17378 E., 2016/9320 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Haziran 2016
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.042 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı, geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılardan Kurum ve ... vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

Dava; 16.11.2010 tarihli kazanın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının, davalı şirkete ait gemide filter ( gemideki kaynak, onarım v.b. gibi işleri yapan kişi ) olarak çalıştığı, davacının davalı Kurum denetmenine verdiği ifadesinde; olay günü, makine lostromosunun limanda petrol dolumu esnasında kendisine kazanda kaçak olduğu için kazana girmesini söylediğini, kaçağın tamiratını yapmanın kendisinin görevi olduğunu, ancak petrol dolumu olduğu için yapmak istmediğini, lostramanın kendisini işten çıkarmakla tehdit ettiğini, bu nedenle kazana indiğini, bir buçuk 2 saat kadar su testi yaparak kaçağı bulduklarını, tamir ettiklerini,

ancak alttan su basılınca yaptıkları tapanın fırladığını ve kafasını boruya çarpmasına neden olduğunu, bir iki dakika fenalaştığını, tekrar tapayı çaktığını, daha sonra soğutma amaçlı inert gazı verildiğini, gazdan etkilendiğini, içerisi ıslak olduğu için iki defa eletrik çarptığını, bu nedenlerle bir gün boyunca baygın halde yattığını, iki üç gün sonra ...'a gelince tedavi olduğunu beyan ettiği, ancak makine lostromosunun denetmene verdiği ifadesinde;

davacıyı elektrik çarptığını ve kafasını çarptığını görmediğini, kendileri çalışırken inert gazı verilmediğini, işleri bittiğinde bir yorgunluk hissettiklerini, bunun da çalışmanın doğal sonucu olduğunu, ancak bir rahatsızlıkları olmadığını beyan ettiği, gemi kaptanının 17.11.2010 tarihli raporunda;

davacının bir önceki tahliye öncesinde 1 adet delik tespit edilen No:2 Kazan borusunun körlenmesi ve çevresinin kaynatılması işinde saat 17.00'ye kadar çalıştığını, daha sonra paydos ederek rutin duşunu alarak saat 18.15 civarında yemeğe indiğini, akşam yemeği menüsünde bulunan lahmacunu biraz fazlaca yiyerek bolca ayran içtiğini, saat 19.00 civarı kendisini iyi hissetmediğini beyan ederek kamarasına çıktığını ve devamında birkaç kez istifra ettiğini, gazdan zehirlendiği savının ağır bastığının anlaşıldığını, olayın gemi kaptanı tarafından aynı gün derhal şirket merkezine bildirildiğini, geminin açık denizde bulunduğu

- pozisyon itibariyle sahilden sağlık hizmeti almanın mümkün olmaması nedeni ile Tele Sağlık Merkezi ile iletişime geçildiğini, Dr. ... tavsiye ve talimatları da dikkate alınarak ilk tıbbi müdahalenin yapıldığını, sorunun zehirlenmeden ziyade başka nedenlerden kaynaklanmış olabileceği düşüncesi ile davacıya okjisen verilmediğini, sürekli gözetim altında tutulan davacının saat 24.00'te kendine geldiğini, solunum-nabız-nefes-tansiyon verilerinin normal olduğunu, sorunun gaz zehirlenmesinden ziyade nörolojik sebeplere dayanmış olabileceği konusunda doktorla görüş birliğine varıldığını,

davacının bir gün sonra 17.11.2010 günü saat 10.00 itibariyle tamamen düzelmiş bir görüntü verdiğini, hatırlayamadığı tek hususun bir önceki akşam 19.30-00.30 arası olduğunu not ettiği, davalı Kurum denetmeninin 25.04.2012 tarihli raporunda; davacının davalı işyerinde çalıştığını, davacının rahatsızlığının nedeninin kesin olarak belirlenemediğini ve anlattığı olayla rahatsızlığı arasında illiyet bağı kurulamadığından olayın iş kazası olmadığını bildirdiği, iş ve sosyal güvenlik uzmanı, makine yüksek mühendisi iş güvenliği uzmanı ve ... araştırma görevlisi bilirkişilerden oluşan heyet tarafından;

davacıda olaydan sonra ...'nden alınan rapora göre %25 demans, %20 epilepsi meydana geldiğinin belirtildiğini, bu hastalıkların olaydan önce varolduğuna dair dosyada delil bulunmadığını, bu nedenle olayın iş kazası olarak kabul edilmesi gerektiğini bildirdikleri anlaşılmaktadır.

İş kazasının tespiti istemine ilişkin bu tür davalar 506 sayılı Yasa'nın 11. maddesinden ( 5510 sayılı Yasa'nın 13.maddesinden ) kaynaklanmaktadır.

Anılan maddeye göre, iş kazası, a) sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b) işveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla, c) sigortalının, işveren tarafından görev ile başka bir yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, d) sigortalıların işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında sigortalıyı hemen veya daha sonra bedence veya ruhça arızaya uğratan olaylardır.

Zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası sayılması için, 1) sigorta olayına maruz kalan kişinin sigortalı olması, 2) sigorta olayının maddede sayılı sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelmesi koşuldur. Başka bir anlatımla, sigorta olayının, iş kazası sayılabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi zorunlu olup İş kazası tespiti davaları bakımından özel olarak belirlenmiş bir ispat yöntemi de yoktur.

Bu davaların her türlü delille ispatı mümkündür.

Somut olayda; davacının olay tarihinde davalı şirkete ait gemide fiter olarak çalıştığı ve olay günü kaçak olan kazanı tamir etmek için çalıştığı hususlarında uyuşmazlık yoktur.

Ancak; davacının kazandaki kaçağı tamir ettiği sırada meydana geldiğini iddia ettiği olayların oluşup oluşmadığı ve bu olaylar meydana gelmiş ise ...'nden alınan ve bilirkişi heyetinin raporuna esas alınan rapora göre davacıda bulunan arızalar ile olaylar arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı mahkemece şüpheye mahal bırakmayacak şekilde ortaya konulmadan sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.

Hukuk Genel Kurulu'nun 13.10.2004 tarih ve 2004/21-529 Esas, 2004/527 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; “. Yasa'nın iş kazasını sigortalıyı zarara uğratan olay biçiminde nitelendirmiş olması illiyet (nedensellik) bağını iş kazasının bir unsuru olarak ele almayı gerektirmiştir.

Ne var ki, burada aranan “uygun illiyet (nedensellik) bağı” olup bu da yasanın aradığı hal ve durumlardan herhangi birinde gerçekleşme olgusu ile sonucun birbiriyle örtüşmesi olarak anlaşılmalı, Yasa'da olmadığı halde, herhangi başkaca kısıtlayıcı bir koşulun varlığı aranmamalıdır.

Kısacası; anılan yasal düzenleme, sosyal güvenlik hukuku ilkeleri içinde değerlendirilmeli; maddede yer alan herhangi bir hale uygunluk varsa zararlandırıcı sigorta olayının kaynağının işçi olup olmaması ya da ortaya çıkmasındaki diğer etkenlerin değerlendirilmesinde dar bir yoruma gidilmemelidir…"

Mahkemece yapılacak iş; olay günü tutulan gemi defterleri de incelenmek sureti ile davacının kazanı tamir ettiği sırada kazanda bulunan bordrolu çalışanları tespit ederek dinlemek, gemi kaptanının 17.11.2010 tarihli raporunda ismi geçen Tele Sağlık Merkezi doktoru Dr. ...'in davacının rahatsızlığı hakkında kaptan ile yaptıkları görüşme hususunda beyanlarını almak, ayrıca Tele Sağlık Merkezi'nden sorularak; varsa doktorun

- davacının rahatsızlığı ile ilgili kayıtlara geçirdiği hasta öyküsü gibi belgeleri dosya arasına almak, ...'ndan ... sisteminden temin edilerek davacının olay tarihinden önceki yaşantısında demans ve epilepsi rahatsızlıkları için hastaneye başvurup başvurmadığı, tedavi görüp görmediği, ilaç kullanıp kullanmadığı hususlarının tespitini istemek, ayrıca aynı hususta Sağlık Bakanlığı'ndan da bilgi sormak, daha sonra dosyayı içlerinde demans ve epilepsi rahatsızlıklarında uzman bir bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyetine tevdi ederek; öncelikle davacının iddia ettiği olayların meydana gelip gelmediğini tespit ederek,

daha sonra davacının varsa önceki rahatsızlıkları da dikkate alınarak, bu olaylar meydana gelmiş ise davacıdaki arıza ile aralarında illiyet bağı bulunup bulunmadığı ortaya konulduktan sonra varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden ...'ne iadesine, 07.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2015/17378, K. 2016/9320, 7 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/17378
Karar No
2016/9320
Tarih
7 Haziran 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Ceza Dairesi E.2015/17378 K.2016/10243
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2015/17382 K.2016/9321
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2015/17384 K.2016/10321
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2015/17385 K.2016/10524
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/17389 K.2016/14026
  • Yargıtay 22. Ceza Dairesi E.2015/17392 K.2016/10292

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.