KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2015/17836 E., 2016/10405 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İŞ) Mahkemesi
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
2-... 3-... 4-... 5-... Vek. Av. ...
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici nedenlere göre davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin aşadaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, sigortalının iş kazası sonucu sürekli işgöremezliğe uğraması nedeniyle maddi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının davasının kısmen kabulü ile 17.723,60 TL maddi tazminat alacağının kaza tarihi olan 18/10/2007 Tarihi'nden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'tan dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istem ile davalılar ..., ..., ... ile ...'ndan tazminat taleplerinin reddine, karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, meydana gelen iş kazasında sorumluluğun tespiti noktasında toplanmaktadır. Geniş anlamıyla sorumluluk kavramı, bir kişinin başka bir kişiye verdiği zararları giderme yükümlülüğü olarak açıklanmıştır. Hukuki anlamda sorumluluk ise, taraflar arasındaki borç ilişkisinin zedelenmesi sonucu doğan zararların giderilmesi (tazmin edilmesi) yükümlülüğünü içerir.
Somut olayda, her ne kadar Kurum kayıtlarında işveren olarak gözetmese de, ücret ödemelerini bir kısım davalılar murisi yaptığı ve davacıya bir iş ile ilgili bir talım talimatlar verdiği anlaşıldığından da sorumluluğuna gidilmesi gerekirken mirasçıları yönünden davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2015/17836, K. 2016/10405, 21 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama