KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2015/18307 E., 2016/12282 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, Kurum tarafından özel sağlık sigorta primlerinin tahakkukuna ilişkin sigorta primine esas kazanç farkının iptaline, özel sağlık sigorta primi için talep olunan 12.446.77.TL. bedel ve işletilecek faizden borçlu olmadığının tespitine, Kuruma yapılan ödemelerin yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının davalı Kurum tarafından özel sağlık sigortası primlerinin tahakkukuna ilişkin spek farkının iptali ile özel sağlık sigorta primi için talep olunan 12.446,77 TL bedel ve bu bedele işletilecek faizden borçlu olmadığının tespiti, davalı idareye yapılacak ödemenin, ödendiği tarihten itibaren faizi ile birlikte Kurum'dan tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ancak davalı Kurum aleyhine 5.506 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 168. maddesine 16/06/2009 tarihinde yürürlüğe giren 5904 sayılı Kanunun 35. maddesiyle eklenen cümlede “Şu kadar ki hazırlanan tarifede; genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davalar ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir” hükmü yer almaktadır.
Bu hükme göre davalı Kurum aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsiz olup, bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2015/18307, K. 2016/12282, 6 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama