İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2015/19242 K.2015/22540

Davacı, Kurum tarafından icra dosyaları nedeniyle yapılan kesintilerin durdurulmasına, yapılan kesintilerin yasal faiziyle birlikte tahsiline, manevi zararının giderilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin…

Esas2015/19242Karar2015/22540Tarih15 Aralık 2015Okuma5 dk · 969 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2015/19242 E., 2015/22540 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Aralık 2015
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

969 kelime·5 dk okuma

Davacı, Kurum tarafından icra dosyaları nedeniyle yapılan kesintilerin durdurulmasına, yapılan kesintilerin yasal faiziyle birlikte tahsiline, manevi zararının giderilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyiz kapsam ve nedenelerine göre ve özellikle Kurum alacağının tahsiline yönelik takip ve icra işlemleri sonucunda davacının manevi zarara uğradığı kanıtlanamadığından manevi tazminat talebinin reddine dair hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla; davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, davacının, ödeme emrinin iptali, davacının aylığında yapılan kesinti işleminin iptali ile yapılan kesintilerin faiziyle birlikte iadesi ve Kurum'un uğrattığı manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece; davanın 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesi gereğince 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı, 7 günlük hak düşürücü süreyi geçiren borçlunun, aynı konuda yeni bir menfi tespit davası açma olanağı bulunmadığı, yasal yedi günlük süre içerisinde iptali yönünde dava açılmayan ödeme emrine konu borcun kesinleşmesi nedeni ile aynı borç nedeni ile kurum tarafından sehven daha sonraki tarihte yapılan takipler nedeniyle açılan dava sonucunda zamanaşımı nedeni ile takiplerin iptaline yönelik kararın ancak ilgili takipler yönünden söz konusu olacağı,

dava konusu yapılan takibe ilişkin borcun kesinleşmesi nedeni ile iş bu dava yönünden sonuca etkisi olmadığı, takip tarihinden sonra davacı tarafından yapılan ödeme ve kurum tarafından haciz işlemleri zamanaşımını kesen işlemler olması ve ilgili işlemlerden sonra zamanaşımı yeniden işlemeye başladığından takip tarihinden sonraki dönem yönünden borcun zamanaşımına uğramadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Uyuşmazlık, davanın süresinde açılıp açılmadığı ve söz konusu aylara ait borçların 6183 sayılı Yasa'nın 102. maddesi gereğince zamanaşımına uğrayıp uğramadığına ilişkindir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davaya konu ödeme emirlerinin davacının 'aynı konutta oturan kardeşi ...' imzasına 07/09/2007 tarihinde tebliğ edildiği, davanın ise 05/06/2014 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun Muhatabın muvakkaten başka yere gitmesi başlıklı 20. maddesi" 13, 14, 16, 17 ve 18 inci maddelerde yazılı şahıslar, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğini belirtirlerse; keyfiyet ve beyanda bulunanın adı ve soyadı tebliğ mazbatasına yazılarak altı beyan yapan tarafından imzalanır ve tebliğ memuru tebliğ evrakını bu kişilere verir. Bu kişiler tebliğ evrakını kabule mecburdurlar.

Kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka bir yere gittiğini belirten kimse, beyanını imzadan imtina ederse, tebliğ eden bu beyanı şerh ve imza eder. Bu durumda ve tebliğ evrakının kabulden çekinme halinde tebligat, 21 inci maddeye göre yapılır.

(Değişik son cümle: 19/3/2003-4829/4 md.) Bu maddeye göre yapılacak tebligatlarda tebliğ, tebliğ evrakının 13, 14, 16, 17 ve 18 inci maddelerde yazılı kişilere verildiği tarihte veya ihbarname kapıya yapıştırılmışsa bu tarihten itibaren onbeş gün sonra yapılmış sayılır." hükmünü içermektedir.

Bu durumda muhatabın geçici olarak tebligat evrakında yazılı adreste bulunmaması halinde muhatabın geçici olarak başka bir yerde olduğu ve bu durum hakkında beyanda bulunanın adı ve soyadının da tebliğ mazbatasına yazılması gerekmektedir.

Somut olayda, davacı hakkında çıkartılan ödeme emirlerine ilişkin tebliğ evrakında davacının adreste bulunup bulunmadığı, belirtilen adreste bulunmaması halinde bu durumun tebliğ mazbatasına yazılmadığı, bu haliyle davacı hakkında çıkartılan ödeme emri tebliğinin usulüne uygun olmadığı açıktır. Bu durumda davanın süresinde açıldığının kabulü gerekir.

Öte yandan; 3917 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 08.12.1993 tarihi ve bundan sonraya ilişkin prim ve gecikme zamları yönünden 6183 sayılı Kanun'un zamanaşımına ilişkin 102. madde ve ardından gelen maddeleri geçerlidir. Bu yönde 102. madde hükmüne göre zamanaşımı süresi 5 yıl olup zamanaşımı süresinin başlangıcı ise alacağın vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden yıl başıdır. 5198 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile değişik 506 sayılı Kanun'un 80. maddesinin 5.fıkrasına göre, 6183 sayılı Kanun'un zamanaşımını düzenleyen 102. maddesinin prim alacaklarının tahsilinde uygulanmayacağı belirtilmiş ise de bu değişiklik, yürürlük tarihi olan 06.07.2004 tarihinden sonra tahakkuk edecek prim borçlarına uygulanabilecektir.

6183 sayılı Kanun'un 103. maddesinde zamanaşımını kesen haller sayılmış olup kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımı yeniden işlemeye başlar. Amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması da zamanaşımını kesen haller içinde yer almaktadır.

Somut olayda; davanın süresinde açıldığı, davacının Kuruma davaya konu ödeme emirlerinin yapılandırılması talebiyle davalı Kurum'a 2008 ve 2011 tarihlerinde başvuruda bulunduğu, davacının davalı Kurum'a 10.069,97 TL ödemede bulunduğu, 09/10/2013 tarihinde ise davacının almış olduğu aylığının 1/3'üne haciz tatbik edildiği, 1997/10 ila 1998/12 ve 1999/2, 4 ila 12. aylar ve 2000/2 ila 12. ay dönemlerine ilişkin sırasıyla prim, İSP ve damga vergisi borçlarıyla ilgili 2007/660, 661 ve 662 takip numaralı ödeme emirlerinin davacıya usulsüz olarak 07/09/2007 tarihinde tebliğ edildiği,

bilahare davacıya mükerrer takip yapılmak suretiyle 2012/28014, 28015 ve 28016 takip sayılı ödeme emirlerinin de tebliğ edildiği, davacının aylığı üzerine konulan haczin de bu ödeme emirlerine istinaden koyulduğu, mükerrer çıkartılan takiplerin Kurum'un 25/06/2014 tarih ve 3293610 sayılı yazısıyla sehven çıkartıldığı belirtilerek re'sen iptal edildiği, davacının açtığı dava neticesinde mükerrer olarak çıkartılan 2012/28014, 28015 ve 28016 takip sayılı ödeme emirlerinin zamanaşımı nedeniyle iptallerine karar verildiği ve kararın dairemizin 30/12/2013 tarihli ilamıyla onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Her ne kadar, zamanaşımı nenediyle iptal edilen mükerrer ödeme emirleri, davaya ve hacze konu ödeme emirlerinden sonra çıkartılmış ise de; mükerrer olarak çıkartılan ödeme emirleri zamanaşımı nedeniyle iptal edildiğinden, asıl olan davaya ve hacze konu ödeme emirlerinin de aynı gerekçe ile iptali gerekir.

Yukarıda anlatılan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, Kurum alacağının zamanaşımına uğradığı anlaşılmakla davaya konu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmeli ve davacının aylığında yapılan yersiz kesinti miktarı belirlenerek, zamanaşımı hükümleri gözönünde bulundurularak, haksız yapılan kesinti işleminin iptali ile yapılan kesintilerin yasal faiz miktarı da belirlendikten sonra davacıya ödenmesi gerekmektedir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin ve yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurulmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 15.12.2015 gününde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2015/19242, K. 2015/22540, 15 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/19242
Karar No
2015/22540
Tarih
15 Aralık 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Ceza Dairesi E.2015/19242 K.2015/9226
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2015/19242 K.2015/36353
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2015/19243 K.2015/34698
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2015/19244 K.2015/21742
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2015/19244 K.2015/21722
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2015/19245 K.2015/34690

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.