KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2015/19542 E., 2016/851 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2016
Karar Metni
567 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, kanuni gerektirici sebeplere, temyiz edenin sıfatı ve temyizin kapsamına göre davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava,15.08.2006 tarihindeki iş kazasında vefat eden sigortalının anne ve iki kardeşinin tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece; davacı anne .. açmış olduğu maddi tazminat talebinin reddine, davacı .... için 40.000,00TL, davacı kardeşler ... ve ... için ise ayrı ayrı 15.000,00-'er TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, Dairemizin 11.05.2015 tarih 2014/24354 Esas- 2015/10372 Karar sayılı Bozma ilamı sonrasında Mahkemece verilen 07.07.2015 tarihli kararında bozma kapsam dışı kalarak kesinleşin hususlara riayet edilmediği, hüküm altına alınan tazminatların faizi noktasında eksik hüküm tesis edildiği yine davacı yana iadesi gereken yargı harcına dair hata yapıldığı anlaşılmaktadır.
Şöyle ki Dairemizin yukarıda esas-karar numarası belirtilen bozma ilamında Yerel Mahkemenin 22.04.2014 tarihli ilk kararı davalı ... temyizi üzerine yalnızca maddi tazminat davası yönünden bozulmuş, manevi tazminat davaları ise bozma kapsam dışı kalarak kesinleşmiştir. O halde davacıların kesinleşen manevi tazminat davaları bakımından 07.07.2015 tarihli son kararda yeniden hüküm tesis edilmesinin yerinde olmadığı açıktır.
Bunun yanında hüküm altına alınan tazminatlar bakımından davacıların talebi olmasına rağmen faize hükmedilmemesinin de hatalı olduğu ortadadır. Son olarak ise davacılar tarafından ödenen peşin harçların davalılardan değil .... tahsilinin gerekmesine göre karar yerinde bu hususun göz ardı edilmesi de doğru bulunmamıştır.
O halde davacı vekilinin bu hususları içeren temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından hüküm bozulmamalı H.M.K.'nın 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2015/19542, K. 2016/851, 1 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama