KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2015/20563 E., 2015/22136 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Sungurlu Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Tarihi
- 10/07/2015
- Numarası
- 2014/969-2015/670
Karar Metni
545 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, 30/09/2002 tarihinden itibaren tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, Tarım Bağ-Kur sigortalılığı tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, takipsiz bırakılan ve süresinde yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek, kendisini vekille temsil ettiren davalı Kurumlar lehine ayrı ayrı 1.500,00 TL tam maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir.
2015 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/1. maddesinde “Görevsizlik veya yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davanın nakline veya davanın açılmamış sayılmasına ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar karar verilmesi durumunda Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur.” hükmü yer almaktadır.
HMK'nın "Ön İnceleme ve Tahkikat" başlıklı 320. maddesine göre mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verebilir ise de daha önce karar verilemeyen hâllerde mahkeme, ilk duruşmada dava şartları ve ilk itirazlarla hak düşürücü süre ve zamanaşımı hakkında tarafları dinler; daha sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit eder. Uyuşmazlık konularının tespitinden sonra hâkim, tarafları sulhe teşvik eder. Tarafların sulh olup olmadıkları, sulh olmadıkları takdirde anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu tutanağa yazılır; tutanağın altı hazır bulunan taraflarca imzalanır. Tahkikat bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütülmek zorundadır.
Yine aynı tarifenin 3/2 maddesinde birden fazla davalının olduğu davanın reddi halinde nasıl avukatlık ücretinin hükmedileceği açıkça düzenlenmiştir. Anılan maddede “Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda mahkemece, takipsiz bırakılan ve süresinde yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına, henüz ön inceleme aşaması tamamlanmadan önce karar verildiği halde, her bir davalı lehine ayrı ayrı tam maktu avukatlık ücretine (1.500,00 TL) hükmedilmiştir. Oysa 2015 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/1. maddesi hükmüne göre kararın “ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar” verildiği gözetilerek Tarife ile belirlenen maktu ücretin yarısı olan 750,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile tam maktu vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yine Somut olayda, her iki davalı Kurum yönünden red sebebinin tek ve ortak olduğu, red sebebi ortak olan davalılar lehine tek ve ortak vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde ayrı ayrı hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bu husus da ayrı bir bozma nedenidir.
Ne var ki bu usulî aykırılıkların giderilmesi yerel mahkemece yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2015/20563, K. 2015/22136, 10 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama