KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2015/21037 E., 2016/8501 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Feri müdahil
- ... Vek. Av. ...
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, 01/04/1988 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, Feri Müdahil Kurum vekili ve davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 01.04.1988 tarihinden itibaren 1479 Sayılı Yasa kapsamında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddi ile 6552 sayılı Yasanın 64 maddesi gereğince Davalı feri müdahil sıfatında olduğundan davalı yararına vekalet ücreti ve masrafa yer olmadığına karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 326.maddesine göre Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun, 10/9/2014 tarih ve 6552 sayılı kanunun 64. Maddesi ile değişik 7. Maddesinin son fıkrasında “Hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, dava Kuruma resen ihbar edilir. İhbar üzerine davaya davalı yanında ferî müdahil olarak katılan Kurum, yanında katıldığı taraf başvurmasa dâhi kanun yoluna başvurabilir. Kurum, yargılama sonucu verilecek kararı kesinleştikten sonra uygulamakla yükümlüdür” hükmü yer almaktadır.
Ancak somut olayda dava, 1479 sayılı yasa kapsamında zorunlu Bağ-kur sigortalılığının tespiti talebine ilişkin olup, hizmet akdine tabi çalışma nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılmış değildir. Dosyada taraf teşkilinin Kurum yönüyle davalı olarak sağlanması karşısında Kurumun iş bu davada fer'i müdahil değil davalı sıfatı ile yer aldığı sabittir. Davalı Kurumun davada fer'i müdahilliği söz konusu değildir.
.../...
O halde Mahkemece, davanın reddine karar verildiği halde kendisini vekille temsil ettiren davalı Kurum yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca maktu vekalet ücreti taktir edilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK'nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2015/21037, K. 2016/8501, 12 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama