KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2015/21801 E., 2016/15346 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2016
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, kanuni gerektirici nedenlere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, sigortalının iş kazası sonucu uğradığı sürekli iş göremizlik nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İş kazası nedeniyle tazminat alacağı haksız fiile dayalı olup, faiz başlangıcı tazminatı doğuran zararlandırıcı olay tarihidir.
Somut olayda, dava konusu iş kazasının 14.04.2007 tarihinde meydana geldiği, davacınnı ıslah dilekçesinde; dava dilekçesi ile talep edilen maddi tazminat istemi için dava tarihinden, ıslah dilekçesi ile artırılan maddi tazminat istemi için ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesini talep ettiği açıkça anlaşılmasına rağmen, Mahkemece dava dilekçesi ile talep edilen maddi tazminat miktarı için dava dilekçesinde bu miktar yönü ile faiz talep edilmediği gerekçesiyle faizsiz olarak tahsiline hükmedilmesi doğru olmamıştır.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK'nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2015/21801, K. 2016/15346, 20 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama