KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2015/22161 E., 2016/1339 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2016
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, davalılardan işverene ait işyerindeki çalışmaları nedeniyle itibari hizmet sürelerinin ve emeklilik tarihinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılardan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 15.05.1997 ile 27.04.2011 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmaları dolayısıyla itibari hizmet süresinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının davalı nezdinde 27.03.2007-01.10.2008 tarihleri arasındaki çalışmalarının 506 SY ya 2098 SY ile eklenen 3395 SY ile değişik ek 5.madde IV bendi kapsamında itibari hizmeti gerektirir çalışma olduğunun ve sigortalının primi ödenmiş gün sayısı üzerinden belirlenen itibari hizmet süresinin 506 SY nın ek 6. maddesindeki 3600 gün çalışma koşulunun yaşlılık aylığı talebinde göz önünde tutulması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 326.maddesine göre Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir.
Somut olayda, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi nedeniyle davacının yaptığı yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılması ve davalı Kurum yaranına avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken yargılama giderinin tamamının davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesi ve Kurum yararına avukatlık ücretine karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
.../...
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2015/22161, K. 2016/1339, 8 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama