KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2015/3541 E., 2015/22288 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk ( İŞ) Mahkemesi
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma
Davacı, emekliliğe hak kazanmış olduğundan bağ-kur 4/b süresi birleştirilmeksizin 01/02/2013 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlanmasına, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığının iptali ile 01.02.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, davacının hizmet süresi, prim gün ödeme sayısı, sigortalılık süresi ve yaş şartlarını yerine getirdiğinden davacıya 506 sayılı kanunun ( 5510 sayılı kanunun 4/1-a maddesi ) gereğince 01/02/2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına, aksine kurum işleminin iptaline, davacının ıslah dilekçesi ile yapmış olduğu talebinin kabulü ile, davacının 1479 sayılı kanun gereğince şirket ortaklığı nedeniyle oluşan bağkur sigortalılığının iptaline, karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, ; davacının .... ortaklığı nedeniyle 12.12.2005 tarihinden itibaren ... kapsamında sigortalılığının başlatıldığı, davacının 1987 ile 2009 tarihleri arasında 5510 sayılı yasanın 4/1-a maddesi kapsamında hizmetinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda, 2829 sayılı Yasa uyarınca hizmet birleştirmesi yapılmaksızın davacıya 506 sayılı Yasa'nın geçici 81. maddesi uyarınca aylık bağlanması yerinde ise de, davacının 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığının 5510 sayılı Yasa'nın geçici 17. maddesi uyarınca durdurulmasına karar verilmesi gerekirken iptaline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.’un 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı üzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2015/3541, K. 2015/22288, 11 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama