KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2015/3974 E., 2015/8166 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2015
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, 20/04/1982-22/03/1985 tarihleri arasında bağ-kur sigortalısı olduğunun tespitine, 01/08/2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Davacı; yapmış olduğu ihya işleminin geçerli ve 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık süresinin 8.329 gün olduğunun tespiti ile 01.08.2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini istemiştir.
Mahkemece; ilk olarak davanın reddine dair verilen karar, dairemizin 18.02.2014 Tarih ve 201372151 E, 20142633 K sayılı kararı ile; davacının 20.04.1982 – 22.03.1985 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunu kabul ederek, ihya talebine ve yaşlılık aylığına ilişkin taleplerini buna göre değerlendirerek varılacak sonuca göre hüküm kurulması gerektiği belirtilerek bozulmuş, bozma kararına uyan mahkemece; davacının ihya işleminin geçerli olduğunun tespitine, davacının 20.04.1982 – 22.03.1985 tarihleri arasında da Bağ – Kur sigortalısı olduğunun ve 1479 sayılı Yasa kapsamındaki toplam sigortalılık süresinin 8.329 gün olduğunun tespitine, davacının 01.08.2011 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.
Dosya kapsamına göre mahkemece bozma kararına uyularak verilen karar yerinde ise de; davacının tahsis talep dilekçesinin davalı Kurum'a 15.08.2011 tarihinde ulaştığı anlaşılmakla; yaşlılık aylığının tahsis talebini takip eden aybaşından itibaren, yani 01.09.2011 tarihinden itibaren bağlanmasına karar verilmesi gerekirken 01.08.2011 tarihinden itibaren başlatılması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK’nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK'un 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2015/3974, K. 2015/8166, 14 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama