KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2015/7640 E., 2016/2017 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2016
Karar Metni
548 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, murisinin sağlığında aldığı meslek hastalığı sürekli iş göremezlik gelirinin kabul edilen oranda ve güncellenerek 02/05/2009 tarihinden itibaren başlatılmak üzere tahsisine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, murisinin sağlığında aldığı meslek hastalığı sürekli iş göremezlik gelirinin kabul edilen oranda ve güncellenerek 02.05.2009 tarihinden itibaren başlatılmak üzere tahsisine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının murisinin sağlığında aldığı meslek hastalığı sürekli iş göremezlik gelirinin kabul edilen oranda ve güncellenerek 02.05.2009 tarihinden itibaren başlatılmak üzere davacıya tahsisine karar verilmiştir.
Somut olayda; davacının eşi ’e 20.01.1992 tarihinde yakalanmış olduğu meslek hastalığından dolayı % 11,3 sürekli iş göremezlik derecesi üzerinden gelir bağlandığı, 01.10.2000 tarihinden itibaren bu oranın % 19’a çıktığı, buna bağlı olarak gelirin yükseltildiği, murisin gelir almakta iken 04.07.2007 tarihinde vefat ettiği görülmüştür.
Bazı hükümleri dışında 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın 20/3 maddesi “İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünü % 50 oranının altında kaybetmesi nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış iken ölenlerin, ölümün iş kazası veya meslek hastalığına bağlı olmaması halinde sigortalının almakta olduğu sürekli iş göremezlik geliri, 34 üncü madde hükümlerine göre hak sahiplerine gelir olarak bağlanır.” hükmünü getirmiştir.
5510 sayılı Yasanın, Gelir ve aylıkların düzeltilmesi, yükseltilmesi, alt sınırı, ödenmesi ve yoklama işlemleri başlıklı 55. maddesinin ikinci fıkrası, Bu Kanuna göre bağlanan gelir ve aylıklar, her yılın Ocak ve Temmuz ödeme tarihlerinden geçerli olmak üzere, bir önceki altı aylık döneme göre Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan en son temel yıllı tüketici fiyatları genel indeksindeki değişim oranı kadar artırılarak belirlenir,” düzenlemesini getirmiş, anılan maddenin üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları, bağlanacak gelir ve aylıkların alt sınırlarına ilişkin hükümler getirmiştir.
Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanunun 20'nci maddesinin üçüncü fıkrasında, 55’inci maddenin ikinci fıkrasındaki güncellemeden sözedilmeksizin, sigortalının almakta olduğu sürekli işgöremezlik gelirinin 34.madde hükümlerine göre hak sahiplerine gelir olarak bağlanacağı hükme bağlanmıştır.
Buna göre, sigortalı Mehmet Ergen’in 20.01.1992 tarihinde yakalanmış olduğu meslek hastalığından dolayı % 19 sürekli iş göremezlik derecesi üzerinden sürekli işgöremezlik geliri almakta iken, 04.07.2007 tarihinde ölmesi nedeniyle, davacının 5510 sayılı Yasanın 20'inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre, anılan Yasanın yürürlüğe girdiği tarihi izleyen aybaşından itibaren, aynı Yasanın 55/2 fıkrasındaki güncelleme işlemi yapılmaksızın, ancak üçüncü fıkrasında belirtilen alt sınır gözetilerek, 34. madde hükümlerine göre aylığa hak kazandığı, ancak dava tarihi ve davacının talebi uyarınca 02.05.2009 tarihin, takip eden aybaşından itibaren sürekli işgöremezlik geliri bağlanması gerektiği anlaşılmaktadır.
Buna rağmen, sigortalının hak ediş tarihinden itibaren almış olduğu gelire yasal artışlar uygulanmak suretiyle gelir bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, davacın talebi doğrultusunda düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2015/7640, K. 2016/2017, 16 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama