KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2015/7666 E., 2015/10046 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, 23/07/2012 tarihi öncesi için ... Primi tahakkukuna dair işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekilllerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, 1.1.2000 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı aldığını, Kurumun 1.8.2012 tarihli yazısı ile vergi kaydının devam etmesi nedeni ile geçmişe yönelik 30.682,71 TL ... borcu çıkardığını, halbu ki kurumun kendi nam ve hesabına çalışmasını devam ettirdiğini emekli olurken bildiğini, ... borcunun tahsil edilmeme işleminin kendisinin hatalı işleminden kaynaklandığını belirterek, kurum işleminin 6183 sayılı Yasa'nın 102 maddesinde belirtilen 5 yıllık zamaaşımı süresine tabi olduğunu belirterek, Kurumun geriye dönük 5 yıllık ... talep edebileceğini belirterek Kurum işleminin iptalini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulü ile hükümde yazılı şekilde karar verilmişse de, hatalı bozma ilamı doğrultusunda verilen karar hatalı olmuştur.
Dairemizin önceki bozma ilamında zamanaşımı süresinin 5510 sayılı Yasa'nın 93/2 maddesi uyarınca değerlendirilmesi gerektiğinden bahsedilmişse de, uyuşmazlığın 1479 sayılı Yasa'ya tabi olduğu ve kurumca açılacak prim alacakları davalarında zamanaşımı süresinin 1479 sayılı Yasa'nın 70. maddesi uyarınca 5 yıl olduğu anlaşılmış olup, hatalı bozma ilamının taraflar yönünden kazanılmış müktesap hak oluşturmacağı anlaşılmış olup bozma ilamı doğrultusunda verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK'nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2015/7666, K. 2015/10046, 7 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama