KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2015/7831 E., 2016/2147 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2016
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, kanuni gerektirici nedenlere göre davacıların tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, sigortalının iş kazasından vefatı nedeniyle yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı anne yararına 539,44 TL maddi ve 35.000,00 TL manevi, davacı baba yararına 35.000,00 TL manevi, davacı kardeşler yararına ayrı ayrı 4.000,00 TL manevi tazminatların kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK‘nun 26. maddesi(1086 sayılı HMUK'un 74. maddesi) gereğince hakim, kural olarak tarafların talep sonuçları ile bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Somut olayda, davacı tarafın 18.10.2012 tarihli dava dilekçesinde faiz isteminde bulunmadığı, 29.12.2014 tarihli dilekçe ile tazminatlara kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesini talep ettiği, bu dilekçenin de davalı tarafa teblig edilmediği anlaşılmaktadır. Bu duruma göre, davacı tarafın 29.12.2014 tarihli dilekçesinin iddiayı genişletme yasağı kapsamında olduğu ve davalı tarafa teblig edilmeyerek savunma hakkının kısıtlandığı, öte yandan harcı yatırılmadığından ek dava dilekçesi olarak da değerlendirilemeyeceği dikkate alınarak faiz istemi hakkında davacıların haklarının saklı tutulmasına dair hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde tazminatlara kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK'nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK’nın 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2015/7831, K. 2016/2147, 16 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama