KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2015/8165 E., 2015/11407 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı, sigortalı olarak tescilinin bulunduğu tarihler dışlanmak suretiyle 01/10/1994- 14/02/2014 tarihleri arasında .... sigortalısı olduğunun tespitine, yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Dava, davacının.... sigortalılık süresinin tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacının 01.10.1994-31.12.1994 tarihleri arasında .... sigortalısı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Anayasa’nın 141. maddesinde vurgulandığı ve HMK'nun 297 ve 298. maddelerinde de açıklandığı üzere, mahkeme kararları iddia, savunma ve tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, ihtilaflı konular hakkındaki delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma sebepleri, sabit görülen vakıaların neler olduğu ve bunlardan çıkan sonuçlar ile hukuki sebepler gösterilerek gerekçeli biçimde yazılmalıdır. HMK'nun 297/2. maddesinde de taleplerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği açıkça belirtilmiştir.
İş bu dava, aynı zamanda bi tespit davasıdır. Mahkeme kararının gerekçe kısmında, “kabulüne karar verilen sürelerde Kurumca kabulün olduğunun gerekçeli karar yazılırken farkedildiğinin” belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olduğu, temyize konu kararın incelenmesinden açıkça anlaşılmaktadır.
Bu durumda, gerekçe ile hüküm fıkrası arasındaki bu çelişkinin giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gereği açıktır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2015/8165, K. 2015/11407, 21 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama