İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2015/9047 K.2015/13109

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde Nisan 1992- Kasım 2004 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekillerince…

Esas2015/9047Karar2015/13109Tarih8 Haziran 2015Okuma5 dk · 981 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2015/9047 E., 2015/13109 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Haziran 2015
Mahkemesi
Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

981 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde Nisan 1992- Kasım 2004 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

Dava, davacının davalı işyeri nezdinde 1992 yılının Nisan ayından 2004 yılının Kasım ayı arasında geçen ve Kurum'a bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, 06/11/2009 tarih ve 2006/680 Esas ve 2009/575 Karar no lu ilam ile davanın kabulüne dair karar verilmiş olup verilen bu kararın davalı Kurum tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 11/04/2011 gün ve 2010/635 Esas, 2011/3368 Karar sayılı ilamı ile “ davacının çalıştığını iddia ettiği dönemde davalı ...' ın sahip olduğu tarımsal arazilerin miktarı, niteliği, yılda kaç ürün ekimi yapıldığı, sahip olduğu traktör sayısı ve iş yeri kapasitesi araştırılmadan eksik araştırmaya dayalı verilen tespit kararının doğru olmadığı” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece Dairemizin bozma ilamına karşı “uyma” kararı verilerek yapılan yargılama neticesi davanın kısmen kabulü ile “davacının 01/05/1995-31/10/2004 tarihleri arasında 1330 gün davalıya tabi olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine” karar verilmiştir.

5510 sayılı Yasa'nın 4/I-a bendi kapsamındaki sigortalılara ilişkin olduğu, geçiş hükümlerini içeren aynı Yasa'nın Geçici 7. maddesi hükmünde “bu Kanun'un yürürlük tarihine kadar 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı, 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlar ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanun'un geçici 20. maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri,

borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirilirler” hükmü gözetildiğinde, eldeki somut uyuşmazlığın dayandığı mevzuat hükümleri 506 sayılı Yasa'nın 79. maddesi olup bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.

Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.

Çalışma olgusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.

Öte yandan, 506 sayılı Yasa’nın 2. maddesinde; bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanların sigortalı sayılacağı belirtilmiştir. Sigortalılığın oluşması yönünden ilk koşul taraflar arasında hizmet akdinin varlığıdır. Hizmet akdinin ana şartları ise zaman ve bağımlılık unsurlarıdır. Zaman unsurundan maksat, iş görecek kişinin, belli bir zaman dilimi içerisinde hizmetini işverenin emrine hasretmesidir.

Burada asıl olan düzenli bir çalışma ilişkisinin bulunmasıdır. Çalışanın hizmetini belli zaman dilimi içerisinde, işverenin emrinde ve onun vereceği direktif doğrultusunda gerçekleştirmesi ise hizmet akdinin bağımlılık unsurunu oluşturur. İşverenin emir ve gözetimi altında hazır bekleme durumunda tabi bağımlılık unsuru gerçekleşmiş sayılır. Bu iki unsurun bir arada bulunması halinde hizmet akdinin varlığından söz edilir.

Sigortalılığın oluşması işin diğer koşullar; 506 sayılı Yasa’nın 5. maddesinde ifadesini bulan, sigortalının işini yaptığı bir işyerinin bulunması gereği, eylemli bir çalışmanın varlığı, Yasanın 3. maddesinde belirtilen istisnalara girmeme, 6. maddede belirtilen sigortalılığın şekil şartı aranmaksızın işe alınmakla kendiliğinden oluşması ve ücretin kural olarak sigortalı sayılması yönünden şart olmamasıdır. Ancak tarım işlerinde çalışanlarda 24.11.1977 tarihinde yürürlüğe giren 2100 sayılı Yasa ile ücret ve süreklilik koşullarının diğer koşullarla birlikte bulunması gerekmektedir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacıya ait hizmet cetvelinden uyuşmazlık konusu dönem içerisinde 1994 yılında 116 gün, 1995 yılında 117 gün dava dışı işyerlerince Kurum'a bildirilmiş hizmetinin bulunduğu, davalı işyerince davacı adına Kurum'a bildirilmiş herhangi bir hizmet süresinin bulunmadığı, davacının 01/01/2004 tarihinden itibaren devam eden ... hizmetinin bulunduğu, davalı işyerine ait 1998/3, 2003/2. tarihleri arası dönem bordrosunun getirtilmiş olduğu, bordrolarda ...'a ait sigortalı çalışma kaydının bulunduğu, davalı işyeri sahibine ait tapu kayıtlarının, çiftçilik belgelerinin getirtildiği,

yapılan zabıta araştırması neticesi “davacının toplam 67 dönüm arazisi bulunduğu, arazilerde üretim çalışmalarına Mart ayı sonunda başandığı, hasat kaldırma işlerinin Ağustos, Eylül aylarında yapıldığı”nın bildirildiği, ...Şube Müdürlüğü'nün yazı cevabından davalı işyeri sahibinin birrden fazla traktör sahibi olduğunun görüldüğü, alınan ziraat bilirkişine ait rapor ile kurutmalık üzüm, tanelik mısır ve domates yetiştiriciliği için 1 yıl (üretim sezonu) içinde fiili çalışma süresinin 133 gün olduğunun belirtildiği, duruşmalarda tanıkların dinlendiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda; tespitine karar verilen ihtilaf konusu dönem içerisinde davacının davalı işyeri nezdinde yılda 133 ( yüz otuz üç ) gün çalıştığının kabulü ile sonuca gidilmiş ise de davacının davalı işyerinde geçen eylemli çalışmalarının her yıl hangi tarihler arasında geçtiği, çalışmalarının sezonluk mu olduğu yoksa sürekli bir çalışma şeklinde mi gerçekliği açık ve net olarak belirtilmeden hükmün infazında tereddüt oluşturacak şekilde hazırlanmış bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.

Yapılacak iş; davacının davalı işyerinde geçen eylemli çalışma sürelerini açıklığa kavuşturmaya yönelik olarak dosya içerisinde toplanan delilleri birlikte değerlendirmek suretiyle ve gerektiğinde davacının eylemli çalışmalarını bilebilecek nitelikteki davalı işletmenin bulunduğu köyde ikamet eden ve re'sen belirlenecek olan tanıkların beyanlarına müracaat etmek, bu şekilde toplanan veya toplanacak olan deliller ile birlikte dosyayı uzman bir bilirkişiye tevdii ederek bilirkişiden yeniden rapor almak suretiyle hükmün infazında tereddüt oluşturmayacak şekilde sonuca gitmekten ibarettir

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davacı vekili ve davalı taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı ve davalılardan ...'a iadesine, 08.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2015/9047, K. 2015/13109, 8 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/9047
Karar No
2015/13109
Tarih
8 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/9047 K.2015/8974
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2015/9048 K.2015/13953
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/9048 K.2015/9200
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2015/9049 K.2015/9429
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2015/9049 K.2015/13110
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2015/9049 K.2015/6438

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.