KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2016/11714 E., 2017/2837 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2017
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Birleşen ve Asıl dosyası bakımından davacı, davalılardan işverenlere ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmaların tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, birleşen dava yönünden davanın kabulüne karar vermiştir. Hükmün, birleşen ve asıl dosya davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurum ile davalı işverenlerden ... ve ...'ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının 01/08/1981-20/05/1997 tarihleri arasında davalı işverenlere ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile hükümde yazılı karar verilmiştir.
Somut olayda, dosya kapsamından davacının davalılara ait ... işyerinde dava konusu dönemde kesintili çalışmalarının bulunduğu sabittir. Ancak, davacının hüküm fıkrasının 3. bendinde belirtilen ve ... işyerinde geçen çalışmalarının hüküm fıkrasının 1. bendinde ... işyerinde geçen çalışmaları içinde de belirtildiği ve aynı şekilde hüküm fıkrasının 2. bendinde de ... işyerinde geçen çalışmalarının mükerrer olacak şekilde yeniden hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davacının her iki davalı bakımından tespit edilen çalışma süreleri bakımından mükerrer olacak şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/11714, K. 2017/2837, 6 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama