KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2016/12035 E., 2018/1060 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2018
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici nedenlerle, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, sigortalının iş kazasından iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi ve manevi zararların giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı lehine 16.661,21 TL maddi ve 4.500 TL manevi tazminatında kaza tarihinden faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Somut olayda davacının 08/05/2007 tarihinde davalı şirkete ait işyerinde çalışrıken iş kazası geçirerek %5,1 oranında malul kaldığıi iş kazasının gerçekleşmesinde davacının %40 oranında müterafik kusurunun olduğu, hesap bilirkişi tarafından davacının tazminat alacağı 16.661,21 TL olarak hesap edildiği, davacı vekilinin maddi tazminat alacağını 16.771,76 TL’ye ıslah ettiği anlaşılmaktadır.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan ...’nin 10/4.maddesine göre manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir. Aynı tarinenin 13/2.maddesine göre de hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.
Manevi Tazminatın reddedilen kısmı üzerinden davalı lehine red vekalet ücreti takdir edilmesi yerinde iken; maddi tazminatın reddolan 110,55 TL’si üzerinden davalı lehine red vekalet ücreti takdir edilmemesi hatalı olmuştur.
Mahkemece, yukarda belirtilen maddi ve hukuksal olgular gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından hüküm bozulmamalı HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/12035, K. 2018/1060, 12 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama